Esir bir bedeviydi; yaşı kurumuş gözün,
Çatlatmıştı yüzünü; içine çöken hüzün,
“Git”demeseydi dilin; bugün dönerdim sana,
Seni bensiz bıraktı; tek hecelik bir sözün.
05.01.2014 www.raifaras.com
Esir bir bedeviydi; yaşı kurumuş gözün,
Çatlatmıştı yüzünü; içine çöken hüzün,
“Git”demeseydi dilin; bugün dönerdim sana,
Seni bensiz bıraktı; tek hecelik bir sözün.
05.01.2014 www.raifaras.com
KAHİRİM
Ben bana yeterdim sen gelmeseydin,
Yalnızdım dünyamda sen dolmasaydın,
Sevincim sen oldun kahirim sensin,
Hiç derdim olmazdı sen gülmeseydin.
Sen yokken üstüme çöker bir matem,
Ağız tadım bozuk; dünedir sitem,
Şerbetim sen oldun zehirim sensin,
Sohbeti koyu tut bozulmasın dem.
Gönlümdeki gülüm solmasın artık,
Ölmesin bu sevda; ölmesin artık,
Evvelim sen oldun; ahirim sensin,
Hasret kıyamete kalmasın artık.
07.06.2001 www.raifaras.com.
c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
GS.1
(Kadir PAPAĞAN’a gönderildi.04.01.1014)
GİZLİ DUYGULAR
Nikah töreni vardı dostla bulunduk işte,
İmzaların ardından bir kahkaha tufanı.
Bu nikah yemeğine davet etti enişte,
Her lakırdı ardından bir kahkaha tufanı.
Sonra bir çay faslı var konu ikinci bahar,
Yeni gelin hanıma böyle uygun bulmuşlar,
Kimisi eş vefatı; kimisi ayrılmışlar,
Dillenmenin ardından bir kahkaha tufanı.
Evliliğin ardından şakalar yapılıyor,
Her şakanın ardında biraz gerçek yatıyor,
Öyle şakalar var ki dudak uçuklatıyor,
Söylenenin ardından bir kahkaha tufanı.
Şaka gerçek içinde herkesin hayali var,
Belli ki her gönülde ayrı bir aslan yatar,
Umutlar çöpçatanda bulsun ikinci bahar,
Dediler ve ardından bir kahkaha tufanı.
Orta yaşlı ve de genç çoğu arkadaş ve dul,
Çöpçatana dediler bize de bir tane bul,
Umarım bu dilekler duaca olur kabul,
Dağılmanın ardından bir kahkaha tufanı.
10.12.2013 BORNOVA
S.SIĞINAĞI
SAKLANDIKÇA
Her gün yeni bir hayat, yeni bir umut dedim,
Yaşadığım acıyı hep bilesin; istedim,
Saklandıkça kayboldum; anıların dününde,
Sen yokken arzuları; yarına erteledim.
Senden uzakta tuttum acıları kendimi,
Bu aşk için her gece kapına geldiğimi,
saklandıkça kayboldum; içimin sürgününde,
Kimselere demedim; ne kadar sevdiğimi.
Gençliğimi bitirdim varla yok arasında,
Gözyaşımda kayboldum; gülüşün sırasında,
Saklandıkça kayboldum; yaşayan günde,
Kendimi ölmüş saydım; gidişin sonrasında.
Peşin sıra dolaştım sevgilim var demedim,
Kendime kıydım ama, adını söylemedim,
Saklandıkça kayboldum; ben sensiz her günümde,
Artık saklanmak da yok; korkmak da yok kimseden.
www.raif Aras.com 31.12.2013
S.SIĞINAĞI
MARŞ LAZIM
Allemi kullemi görmesi için,
Bu millete marş gerek…
Titreyip kendine gelmesi için,
Bu millete marş gerek…
Bir kumar oynuyor kağıtsız zarsız,
Kantarın topu yok hepten ayarsız,
Gözü görse bile gönlü duyarsız,
Bu millete marş gerek…
Söylenenler başka yapılan başka,
Hep hayal kuruyor totodan “keşke”,
Yanlış bir adrese yazmış dilekçe,
Bu millete marş gerek…
Bütün hileleri zamandan çaldık,
Gidiyorum derken hep yaya kaldık,
Kendi riyamıza kendimiz kandık,
Bu millete marş gerek…
Söz dinlemiş gibi meydanlardayız,
Ne bir kör kurşunda ne zindandayız,
Akif’in dediği bir hüsrandayız,
Bu millete marş gerek…
Bu millete iki tane marş gerek…
www.raifaras.com 27.12.2013
S.SIĞINAĞI
ERCİŞ’İN
Kurulmuş ovaya hep hane hane,
Ata diyarıdır yeri Erciş’in.
Yaşamak güzeldir herşey bahane,
Dondursun ayazı karı Erciş’in.
Komşusu muhtaçken gülmez haline,
Yine de dokunmaz ateş; külüne,
Elini uzatsan el var eline,
Umuttur dostuna varı Erciş’in.
Yardım kader gibi uymuş özüne,
İt izi karışmaz atın izine,
Sıkılır herkesin bakmaz yüzüne,
Şakağından akar teri Erciş’in.
Uyanır ezanla işine başlar,
Gün öğlen olmadan biter telaşlar,
Hesabını yapar; oturur taşlar,
Helaldir kazancı karı Erciş’in.
Kızların gelinin başında leçek,
Toplanır çiçekler yapılır “Biçek”,
Hem yediverendir hem sarı çiçek,
Özlenir gülleri harı Erciş’in.
Bir kere “He” dese ölümünedir,
Yar adını demek zulümünedir,
Hiç kimseye demez kimdir nerdedir,
Sadıktır sevdaya yâri Erciş’in.
Soracağın varsa doğrudan söyle,
Paylaşır dostuyla gücünü öyle,
Gezsen de dünyayı görmezsin böyle,
Hep gönül dostudur ERİ ERCİŞ’İN.
01.01.2015 www.raifaras.com
DÖNEMEYENLER
Gurbet; insan ruhuna vurulmuş hayal parmaklıklı bir zindan cezasıdır.
Bazen “Evinin eşiğine çıktın mı gurbettir” diye tanımlamalar yapılsa da gurbet; sılanın karşılığıdır. Sıla dünyaya gelinen yer değildir. Ataların olduğu, töresine, gelenek ve göreneklerine göre yetişilen, insani ilişkilerinin geliştirildiği yerdir. Hasbel kader; herhangi bir yerde dünyaya gelmiş olmak da vardır. Ama bu oralı olmak değildir.
Gurbet; her hayatın içinde vardır. İş ve aş gereği ya da kader birliği yapmalar gibi sebepler yüzünden hayatların içine girer gurbet. Ama olmazsa olmaz değildir. Fakat bu “olmazsa olmaza” mahkûm birçok bedenin de olduğunu unutmamak ve göz ardı etmemek lazım.
Gurbeti bin bir ümitle seçip ve ardından seçtiğinde istediğini bulamayanlar da vardır. İstediğini bulamayanların arasında sılayı tekrar seçenler azınlıktadır. Umduğunu bulamayan fakat gururuna yenilip de bir o kadar mağdur olanlar da vardır. Geri dönüşü içine sindiremeyen bu “ dönemeyenler” her şeye rağmen kalmakta ısrar edenlerdir.
Geri dönüşün ezikliğini; gurbetin zahmetine tercih etmeyen bu “önemeyenler” iç dünyalarında kopan fırtına ile her yana savrulurken, kendi gözyaşlarında boğulup kaybolabilirler. Çok azı bir aile kurabilse de yine de gurbettedir bu “dönemeyenler”…
12.01.2012
Yarısı Benim 2
AYRILIĞIN RESMİ
Çok zamandır rüyalarıma giriyordu; köpek ulumaları ve uzun uzun akan akarsular. Rüya bu derdim. Kalkar hayra yorardım.
Eskiden büyüklerimiz; “rüya ya gelmiş geçmiş, ya da geleceğin habercisidir” derlerdi. Zaman içinde yaşanırmış. Fakat bu yaşanılanlardan çoğunun farkına bile varılmazmış.
Ressamın elindeki fırça, çobanın çaldığı kaval, annenin dilindeki ninni, rüzgârın uğultusu, suların akışı, kuzunun melemesi birer ifadedir.
Köpeğin havlaması “tartışma”, uzun uzun akarsuların ise “aramıza giren köprülerin çok olduğuna” dair ifadesiymiş. Ardından dillere düşmek adına kaçışlar. Sonra kilometresi binlerle ifade edilmesi uzaklığımın.
Sandalyesiz sanık gibiyim. Doğudaki ölümler gibi. Doğudan esen rüzgâr gibi. Gecenin saçlarında asılı kalmak gibi ayrılığım ve her şey…
12.12.2002
Yarısı Benim 2
ÜSTELİK ÇOK DÜŞKÜNÜM
Aklımdan hayalimden geçmezdi aşka düşmek,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
Bana göre değildi; gizli saklı gülüşmek,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
Çığ düşseydi dallara yaprak gibi titrerdim,
Bir tebessüme düştüm kalan ömrümü verdim,
Bu yaşta bir sevdaya tuttum göğsümü gerdim,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
Sudaki halkalara; vurunca ay ışığı,
Sanırdım ki yansımış yüzümün kırışığı,
Yüreğim acılıydı şimdi sevda beşiği,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
Gönlümde gül bahçesi ıtırlar yasemenler,
Bel ki bana hak verir hep zamansız sevenler,
Dilerim de kınamaz tanıdık dost yarenler,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
Canana çağrı bunlar yaşamak dileğiyle,
Unutulsun acılar; kalmasın keder çile,
Gönül sevmek istiyor yaş geçmiş olsa bile,
Yürekten tutulmuşum üstelik çok düşkünüm.
13.07.1996 raifaras.com
SANIĞIN SIĞINAĞI
GÖNLÜMÜ AVUTURUM
Kırk yıl geçse aradan,
Yine seni bulurum.
Çizerim her şeyleri,
Sende mutlu olurum
-Mutluluk inan ki ağzımın tadı,
-Mutlu tüm senli düşlerin adı.
Bütün acılar dünden,
Sen kalsan unuturum.
Sevgilim var diyerek,
Gönlümü avuturum.
-Sevgili sevenin dostu hayatı,
-Sevgili sevenin ağzının tadı.
03.07.1996 raifaras.com
BESTEKAR KADİR PAPAĞANA GÖNDERİLDİ 30.11.2013
SANIĞIN SIĞINAĞI