…**DENEME 75….

ACI

Acının tarifinde yine acı yatmaktadır. Zira tanımı yapan, o acıyı iyi tanıyan olarak bilinir. Çünkü acı; her dilde ve her yerde aynıdır. Hatta Şark kültüründe “Herkes hep birlikte ağlar; ama herkes kendi acısına ağlar.” diye bir söz vardır. Bu da göstermektedir ki acı her yerde aynıdır.

Bölgesel ve kavmi bir acıdan bahsetmek; ötekileştirme çabasıdır. bu da siyasi ve sosyolojik maksatlıdır. Ayrıştırma/ ötekileştirme, aslında yapmak isteyenin kendisinde varlığını gösterir. Yanlı davranış, içe kapalılık, özgüven kaybı ve paylaşımdan uzak olma gibi duygular bu tür insanlarda ön plana çıkar ve bu da tipik bir kişilik bozukluğudur. Tipik davranışların bozukluğu toplumsal hayatın içinde güvensizliğin başlangıcıdır.

Toplumu meydana getiren bireyler; sosyal ve siyasal alanların içerisinde sosyolojik ve psikolojik bütün boyut ve içeriğini önceden hesaplamak zorundadırlar. Aksi halde “Her yara başka bir yüreğe acı verir” sözünü unutmuş olur. Bu göz ardı davranışın akıbetinin yine kendine acı olarak döneceğini unutmaması lazımdır.

Yaşanılan ev ortamından, mahalle, ilçe, il ve ülke bazında hoşgörü yoksa; acı kaçınılmazdır. Bu da mutsuz insan tipi oluşmasına neden/basamak olur. Mutsuz insan, umutsuz insandır. Umudunu yitiren, her şeyini  yitirmiş demektir.

Acı ile tanışmamak mümkün değil. İnkar edilemez. Acı vardır diye yaşamak ve yaşatmak zorunda değil canlılar. Canlılar derken; tabi ki etken faktör insandır. Çünkü insan akıllıdır. Yapanı bilir. Yapılanı hatırlar. Hisseder. Bunun yanında hissettiği acıyı kendisine yaşatanı bağışlama zekasına sahiptir. Bu da değer verme anlamına gelir. Her hatayı bir hata ile cevaplamak ya da her acı için bir acı yaşatmak, hayatı çekilmez yapar. Bu sebeple; acının tarifinde yine bir acı vardır; diyorum…

Bireyler hatalardan doğan acıları görmezden gelmezse ya da bağışlamayı bilmezse, acının tarifindeki acı süregeldiği gibi süre gider.

Acı; bedenlere asla yorgunluk vermemeli. Çünkü acı vermek kolay ama acıyan yüreği unutmak çok zor, hatta imkansızdır. Her acı çeken birini gördükçe hatırlanır ve  huzursuz eder. Haklı olmak huzurlu olmaya yetmez.

Paylaşılınca; azalan tek şey acıdır. Temenni edilen yaşanmamasıdır.

www.raifaras.com 12.06.2004

YARISI BENİM 1

…**MEVSİM YAĞMURLARI…

MEVSİM YAĞMURLARI

Uzak iklimler de yapayalnız,
Başladı yine yavaşça;
Kan çanağı gözlerimle,
Uykusuz bir gecenin ardından;
Seyirdeyim…

Uzak iklimler de yapayalnız,
Hafif bir yağış;
Yaprak kımıldatan rüzgar.
Topraktan mest eden bir koku;
Dışarıdayım…

Uzak iklimler de yapayalnız,
Yürüsem ıslanacağım;
Dursam üşürüm.
Göz kapaklarımı zorluyor duygularım;
Ağlayacağım…

Uzak iklimler de yapayalnız,
Hafif rüzgarlı bir yağmur,
Uykusuz gecenin ardından toprak kokusu,
Seyirdeyim, dışarıdayım, ağlayacağım,
Zamansız depreşen acılarımla;
Buradayım…

www.raifaras.com 14.11.2016

M. AŞKLAR

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve /veya temsilcilerine aittir.

…**ÜZÜM KARASI…

ÜZÜM KARASI

Üzüm karası gözlerinin ardından,
Bağ bozumlarına gittim.
Şire hanelerde kaynarken,
En kızgın halimde damıttılar;
Sen bir yana düştün,
Ben öbür yana…

Üzüm karası gözlerinin ardından,
Uykuma yasak başlattım;
Bir daha görmeden uyumak yok.
En kalabalıklarda arattılar,
Taştan duvarlar arasında;
Sen bir yanda oldun,
Ben diğer yanda…

Üzüm karası gözlerinin ardından,
Hayata başka baktım.
İçinde sen olmalısın dedim bu ömrün,
Ellerimden tutacak kadar yakın.
Döndükçe dokunmalıyım,
Ya da taşıdığım bedenin;
Sen solunda olursun,
Ben sağında…

www.raifaras.com 15.11.2016

M. AŞKLAR

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve /veya temsilcilerine aittir.

 

…ONİKİ EYLÜL…

ONİKİ EYLÜL

Hayalimiz vardı gelecek için,
Acı döşediler düşlerimize.
Gelecek hayatta olmamak için,
Kurşun döşediler bedenimize.

Kardeşiz demiştik yola çıkarken,
Bölüştük lokmayı nöbet tutarken,
Adalet isterken bir sabah erken,
Hayal döşediler ümidimize.

Umutsuzlar ancak görmez sürgünü,
Dünü yaşamayan sarmaz bu günü,
Görmeden umudu sormadan dünü,
Sürgün döşediler bu günümüze.

Vatan millet için girdik kol kola,
Günah yüklediler sağa ve sola,
On iki Eylülde vermeden mola,
Hüsran döşediler evlerimize.

Nerede urganla gezenler şimdi,
Satılmış bedenler saklandı sindi,
İhtilal adalet kimin içindi,
Korku döşediler aç fikrimize.

Sağdan soldan öldü beş biner kişi,
Ölürken fark etmez erkekle dişi,
İhtilal isterken o bir kaç kişi,
Kurşun döşediler bedenimize,
Urganla çöktüler nefesimize.

www.raifaras.com 12.09.2000

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve /veya temsilcilerine aittir.

10.10.2015 TE DÜZENLENDİ.

…**İSYANIM…

İSYANIM

Ben sana hem çoktan ve çok kırgınım,
İsyanım aşkıma; yüreğimedir.
Seni sevdim ama; düne dargınım,
İsyanım aşkıma; kaderimedir.

Kader kötü ise sürülmez safa,
Yazgının yükünü çekiyor kafa,
Acılara rağmen sevdim her defa,
İsyanım aşkıma; her günümedir.

Beni bana mahkum ettin gönlümde,
Böyle bir sevdayı görme ömründe,
Acı dostun olsun mutlu gününde,
İsyanım aşkıma; sürgünümedir.

Gönül seni sevdi bildiği halde,
Ağlarmış ya bülbül sevdiği gülde,
Beni bıraktın ya yalnız bu yolda,
İsyanım aşkıma; öldüğümedir.

www.raifaras.com 13.06.2013

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve /veya temsilcilerine aittir..

SSIĞINAĞI

…**BİR KERE GİT…

BİR KERE GİT

Aklıma çok kötü şeyler geliyor,
Bir kere git ama bir daha gelme.
İlk gidiş yeniye sebep oluyor,
Bir kere git ama bir daha gelme.

Gönlüme köşk yaptın bir onca emek,
Nezaket sayılır; danışıp sormak,
Benden gizli gizli söz kestin demek,
Bir kere git ama bir daha gelme.

Yeni dost arkadaş olmasın demem,
Bir kere tanısam sonra gam yemem,
Gizli dostlukları kabul edemem,
Bir kere git ama bir daha gelme.

Her gidiş yeniye alışkanlıktır,
Düşünce öldüren kör sarılıktır,
Hoş görmek acılı bir pişmanlıktır,
Bir kere git ama bir daha gelme.

Sabrımı zorlama çekil git derim,
Ben kendi kendimle hesap keserim,
Taş basar bağrıma seni gömerim.
Bir kere git ama bir daha gelme.

www.raifaras.com 20.07.2013

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve /veya temsilcilerine aittir.

S.SIĞINAĞI

…**DENEME 74…

YİTİRDİĞİM KADIN

Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm o olmalı. Bir daha gözümü alamamışım. Gözleri sevgi dolu. Taşıdığı yürek en güzelinden. Asla kötülük taşımayan. Öyle sevmişim ki anlatımsız.

Baktığımda onu görmüşüm. Acıktığımda ona koşmuşum. Korktuğumda onun kucağına saklanmışım. Üşüdüğümde ellerime uzanmış. düştüğümde yerden kaldıran olmuş. Korumuş; kollamış.

Acısıyla; tatlısıyla, gecesiyle; gündüzüyle, zenginliğiyle; yoksulluğuyla benimdi. En kabadayı gönül, en cesur ruh, en şefkatli el, en sıcak kucak onun kucağıydı. Hani  “Yemezdi yedirirdi. Giymezdi giydirirdi” derler ya aynen öyle. O anneydi. Annemdi. Her şeydi. Her şeyimdi…

Hayatını çocuklarına adamış. Yirmi dokuz yıllık evlilikten sonra, otuzdört yıl dul yaşamış ve hayatın bütün meşakkatlerine göğüs germiş biri olarak saygıların en iyisini hak ediyor. Beş çocukla otuzdört yıl hayatla mücadele. Dile kolay…

Her anne güzeldir. Annelik zaten özeldir. Şurası da bir gerçektir ki bilmediğimiz hayatlar bize hep hikaye gelir. Çünkü en iyi gerçek, bizim yaşadığımız gerçekten ibaret olduğunu biliriz. Gerek basılı; gerek görsel basında, gerekse gerçek hayatta çok ama çok anne tiplemeleri görmüşüzdür. Bu sebeple yargılama ve yorumlama yapmadan diyorum “Her anne güzeldir. Annelik özeldir.”

Bu gün yine anneler günü. İçim buruk ama gururla anıyorum.

Anne; seni çok seviyorum…

www.raifaras.11.05.2003

YARISI BENİM1

…**DENEME 73…

SENSİZLİĞE YORGUNUM

Sevilmek herkese göre değildir. Herkes kaldıramaz yüksek dozda yüklenen sevgiyi. Herkes hakkını veremez. Nazlanmalar başlar. Nazlanmalarında en belirgin şekli kaçmaktır. Bunu da sayende öğrendim. Uzaklarda oluşun kurtuluşun değil. Gidişlerin seni mutlu edebilir. Bir de adımı anmamaya sığınmışken; git gidebildiğince demek geliyor içimden. Ama diyemiyorum. Gidişinin sebebini herkes biliyor. Dönüşünde göreceksin. Sen benimsin. Hasretinle öldüremeyeceksin…

Bu akşam bir başka ıslattı sensizlik. Yokluğunun zindanında üşüdüm. Vurgun yedi yüreğim. Savrulurken gün batımına yalnızlığımda, umudum yine gelecek sonbahara kaldı. Bir şeyler düğümlendi boğazıma, kalbim avucumda titredi.

Bazen bir kır çiçeği, bir lale ya da defter arasında kurutulmuş bir yediveren bekledim elinden. Sonra hayallerimi besledi uçsuz bucaksız buğday tarlaları. Yalnızlığım dürter sol yanımdan, düğümlenir ya boğaza bir hıçkırık, öyle kalakalırım…

Sen verdin bu derdi ikimize. Karakışlar yorgun bıraktı beni. Bu aşk bu sevda ikimize de yeter. Geceler şahittir yarınlara. Nöbete durdu bu gönül; karşı kaldırımda bekledi.

Şakaklarımdaki aklara el sallıyor geceler ve prangaladılar baharlarımı. Her gece ömrümden bir şeyler aldı götürdü. Yine döndüm dün akşam hayalimin kapısından. Elim kolum bağlı. Balkona çıkışlarını, gülümseyişlerini, titreyen dudaklarını, kaçamak bakışlarını, adını avucuma yazışını, “beni unutma” deyişini ve terleyen ellerini giydiriyorum zamana. Yoksa sensiz zamanları yaşanmış saymam ömrümden…

Sen bende her şeydin. Ya ben? Hep gecenin karanlığında bakılan bir çift gözden öte geçemedim.

O geceki bakışların hala aklımda. Kıramadım gönlünün paslı zincirlerini. Üstelik sitem ettin.

Özlemin sarıyor geceler boyu ve en güzel yıllarımı aldı götürdü. Ne acılar çektirdin ne acılar bir bilsen. Müebbete mahkum gibiyim.

Nereden musallat oldu; çöreklendi üstümüze bu ayrılık. Eminim bir gün üzüldüğünde beni anlayacaksın. Anlayacaksın; yüreğin sokağa atılmış bir gül gibi solduğunda.

Sen beni bırakıp gittin. Ama ben yine de dünyamı sana bağışladım. Bu ömrü uğruna adamışım. Yaşama ve ölüm sebebimsin. Ne yaptıysam senden kopamadım, firari düşüncelerime rağmen… Yine de seni düşünüyorum. İnkar etsem bile bir şey değişmez. Mutluluğa ağlamayı özledim; yıllar oldu. İşte senin eserin. Ne hale geldik anlatılamaz.

Ölürsem seninle gömülmek isterim. Sen aşk kokuyorsun. Ben aşkı seninle tanıdım.

Ayrılıkların ardından hep gözyaşı vardır. Bulut yağmur misali. Yıllar nasıl çekip gitti diğer şeyler gibi farkına varamadık. Gözlerim hep ufuklarda kaldı. Üstelik yarının neler getireceğini bilemiyoruz. Acılarla dost olmuşum. Oysa seninle dostluktu emelim. İnsanın, başka bir aleme geçişidir birliktelik. Belki bir kelebek kadar yaşayacağım; belki daha az. Gecelerin kasveti beni boğuyor. Ben yaşarken gördüm kıyameti.

Aklımda hiç yoktun be kahrolası desem; kendime iftira etmiş olurum. Ben ikimizin yerine yeteri kadar acı çektim. Gün dönümünde gel. Zaman ömür törpülüyor.

Aslında ben de ardıma bakmadan çekip giderim. Giderim gitmesine de, sensizliğe yorgunum.

Biliyor musun; ölüm en çok sevginin olduğu yerden korkar.

www.raifaras.01.06.2003

YARISI BENİM1

 

…**DENEME 72…

GÖZLERİNİ UMUTLARIMA DİK

Doğumla başlar kader ve kendini bir savaşa uyanışın terinde bulur insan. Her damla yeni bir filizi besler.

Gökyüzü masmavi iken, yağmur suyu aynı çiçeklerde toplansın. Koyu gece uykularından; bir gonca gibi uyan. Yıldızlardan sormalı, gecelerden sonra gelen doğacak güneşi. Kavgan hep haklı meydanlarda olsun. Gözlerin ve gözlerim gibi. Kız; ama asla kin gütme. Yaşamak istediğin zaman gerilerde kalmasın. Duymadığın şarkıları söyleme. Her şey çıplak bir güneş gibi olmalı.

Korku nedir bilmemeli yüreğin. Asla arkandaki ayak seslerinden tiksinme; haklıyı arkadan vurmazlar. Fitne kurşunları bedeninde yer bulmamalı. Korkudan birbirine sığınanlar, daha güçlü bir korku karşısında birbirlerini terk ederler. Gölgende ellerini büyütme. Gözlerini kapamak ölmek gibi… Asla duygularında ölüm hali iç çekişi olmamalı. Her ufuk bir umut. Her umut bir nefes ve her nefes yaşamanın başlangıcıdır. Bazen bir kaval sesinde, bazen bir ozan sazının tınısında yaşamaya ait bir şeyler bulacaksın doğacak yepyeni bir günde.  Bu sebeple; denizin üstündeki çöpleri görmeden, martı çığlıklarını ninnileştir.  Biz çocukluğumuzu çok acele tükettik.

Haklıyı korumak bir sancı olsun içinde. Kavgaların; hep insan yüreğinin mutluluğuna olsun. Bulanıklığını yitirmeden; bulaşma akarsuya. Garibin elinden tut; yorgunun yükünü paylaş. Kimseyi, onun bilgisi olmadan savunma.

Kimsenin ömür yazısını değiştirmeye kalkma. Her şeyden geçilir, aşktan asla… Sevda insanı bir kere bulur hayatta. Bu sebeple, başka gönüllerin davetlerine icabet etme. Elinde, tek kapının anahtarı; bir gül ve seni dört gözle bekleyen bir yüreğin hasreti olsun. Yaşanmamış aşk yoktur. Fantaziler geçicidir. Yaşamalısın! Sensizlik bir yaz gününe yakışmaz. Mevsimler gizlenemez; umutlar da. Bazen iki avucumu birleştirip koklarım. Öptüğümde; yanaklarından tutmuştum. Hala o koku var. Sen de öyle yap. Kalbim bana yalan söyledi. Ölüm;  yalnız yaşamaktır. Hiç bir yerde tutsak kalma. Umutlar çocuklar gibidir. Zamanla büyürler. Doğanın sana verdiklerini gör. her şey mevsiminde güzel. Umut; sevinç göz yaşlarınla büyüsün. Yan yana yürürsek güzelleşir dünya.

Kendinle başbaşa iken beni anlarsın. Umutlar gezinirken avuçlarında; özlem bir yara gibi büyür. Belki de götürür bu yara. Yüreğine ağıtlar değil, dost türküler konuk olsun.

Menfaatlerini ihtirasleştirme. Hak ve hukuk asla göz ardı edilmemeli. Zira örtülü kalan yara kangrenleşir.

İhtilal marşlarından ve direnme politikalarında uzak dur. Kimseyi damarında fitilleme. Yaşantısı başka, söylediği başka insanları gör. Mevsimleri kimseye ipotek edemezsin.

Barış çığırtkanlığı yapma. Yaşa, örnek ol. Çünkü kuzu postunda kurtlarda olacak orada. Adını emekçi koyup babanın sofrasını bıçaklama. Devlet bir tanedir. Gecekonduyu art niyete kurban ettirme. Kavgalar, darağacı ve namlulara medet umma. Büyüsüne kapılma üç beş günlük hayatın.

Zamanın nelere gebe  olduğu belli değil. Gemileri asla yakma ve kimsenin kalemini kırma. Umutlarıma göz dik ve insanı izle. Kenan Evren gibi seksen yaşından sonra “Nü” resimler yapmaya gerek yok.

 

www.raifaras.04.05.2003

YARISI BENİM1

 

 

 

 

…**DENEME 71…

SEVMEYi SEVMEK

İnsanların hayatında önemli başlangıçlar vardır. Her sonuç yeni bir başlangıca gebe olduğu için sonuçların bedeli ne olursa olsun; beraberinde/bitiminde yeni başlangıçlar getirir. Her başlangıç bir dönüm noktasıdır. Her dönüm noktası; yeni bir hayatın başlangıcıdır.

Unutmanın kolay olmadığı hayatta; olumlu ya da olumsuz sonuçlara karşı, mutlaka umutla başlama düşüncesi hakimdir.

Sonuç olarak şunu unutmamak lazımdır. İyi biten bir işin akibeti kötü, kötü biten bir işin akibeti iyi olabilir. Bu sebeple; yaşamanın önemini iyi kavramak lazım/gerekir.

Herkes her istediğini elde edemez ve istediği gibi yaşayamaz. Huzur ikinci kişilerin mutluluğunda gizlidir. Herkesin kırmızı çizgileri vardır. Olmalıdır. Bu kırmızı çizgilerin zorlanması veya yok sayılması ağır sonuçlar doğurur.

Her şey değişir; sevgi değişmez. İnsan sevmeyi bilirse, sonunda hep karlı çıkan olur…

www.raifaras.14.02.2008

YARISI BENİM1