FELEKTEN DAVACI OLSAM

FELEKTEN DAVACI OLSAM

Bırakıp giderken sevdiği güzel,
Felekten davacı olsa ne çıkar.
Baharda yaprağı olunca gazel,
Felekten davacı olsa ne çıkar.

Bırakıp gidenin peşinden gitmez,
Unutup susarken sitem de etmez,
Yanına çökse de elinden tutmaz,
Felekten davacı olsa ne çıkar.

Bırakıp gideni aramaz asla,
Zamanı bitse de sitemle yasla,
Kendini kaptırmaz yeni bir fasla,
Felekten davacı olsa ne çıkar.

Bırakıp gidenler elbette döner,
Kaderi kalleşse yarası kanar,
Ercişli düştüğü ateşe yanar,
Felekten davacı olsa ne çıkar.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

BU GÜN YOL BAŞINDA

BU GÜN YOL BAŞINDA

Oturup kenarda mahzun ve garip,
Bu gün yol başında bekledim durdum.
Düşmeden yaşlara elimle vurup,
Bu gün yol başında hayaller kurdum.

Güneşin batışı sevene çağrı,
İntizar edenin yanıktır bağrı,
Soluma kendince vururken ağrı,
Bu gün yol başında taşlara vurdum.

Çekilmez olunca kocaman sevda,
Öteki dünyaya kalsın bu kavga,
Nelerden vaz geçtim biliyor Mevla,
Bu gün yol başında herkese sordum.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

AĞLAMA SON GÜN

AĞLAMA SON GÜN

Yıllarca gözümü yordum yollarda,
Sen benim ardından ağlama son gün.
Divane olarak gezdim hallerde,
Sen benim ardından ağlama son gün.

Yıllarca yaşımım döktüm yüzüme,
Ömrümce muhannet olmam sözüme,
Dayanmaz bedenim artık nazına,
Sen benim ardından ağlama son gün.

Yıllarca postacı geldi kapına,
Zehirler döküldü sabır küpüne,
Umutlar bağlarken uyku hapına,
Sen benim ardından ağlama son gün.

Yıllarca zamanı böldüm nefese,
Boşuna kapılma kuru hevese,
Ercişli derdini demez herkese,
Sen benim ardından ağlama son gün.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

HAZAN DEĞDİ

HAZAN DEĞDİ

Gördüğün dostlarına soranlara  söyledin,
Yetmedi uzaklara haberini yolladın,
Dillere düşmemizin zamanını kolladın,
_Aşkımıza kaç kere; sayende nazar değdi,
_Gönlümüze ger akşam yeniden hazan değdi.

Kimseyi tanımadık yüzümüze gülünce,
Ödedik bedelini başımıza gelince,
Mevsimler renklerini üstümüze örtünce,
_Aşkımıza kaç kere; sayende nazar değdi,
_Gönlümüze ger akşam yeniden hazan değdi.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

SENİNKİSİ AŞK

SENİNKİSİ AŞK

Unutmaktan korkarsan,
Yüreğini yakarsan,
Haberleşip yoklarsan,
Seninki aşk bence.
_Aşkın adı nazlıdır,
_Söylenemez gizlidir.

Uzaklaşıp sorarsan,
Aramazsa ararsan,
Umutlara sararsan,
Seninki aşk bence.
_Aşkın adı nazlıdır,
_Söylenemez gizlidir.

Hatıralar toplarsan,
Resimleri koklarsan,
Soranlardan saklarsan,
Seninki aşk bence.
_Aşkın adı nazlıdır,
_Söylenemez gizlidir.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

AĞLAMAK YASAKTIR

AĞLAMAK YASAKTIR

Umutlar çaresiz hepsi pejmürde,
Ağlamak yasaktır benim gözüme.
Ukdeler çoğaldı benim ömrümde,
Ağlamak yasaktır benim gözüme.

Sancıdan ısırıp durdum dilimi,
Uzanıp kimsenin tutmam elini,
Görene anlatmam kendi halimi,
Ağlamak yasaktır benim gözüme.

Geceler harami cellat olsa da,
Umutlar zamansız yetim kalsa de,
Raif’im gözüne kanlar dolsa da,
Ağlamak yasaktır benim gözüme.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

ACIMAM SANA

ACIMAM SANA

Gönül acılardan payını aldı,
Yanlış yaptığında acımam sana.
Seni sevmelerin vebali kaldı,
Yanlış yaptığında acımam sana.

Gönül sancıları çekince sustu,
Çöküp köşelerde yüzünü astı,
Bakıp gülenlerden selamı kesti,
Yanlış yaptığında acımam sana.

Gönül suskunluğu aslında ağıt,
Leke tutmayacak tertemiz kağıt,
Demem fiskelerle dünyamı dağıt,
Yanlış yaptığında acımam sana.

Gönül acılarım durağı şimdi,
Dertler zorlayınca kenara sindi,
Ağrı Ercişlinin soluna indi,
Yanlış yaptığında acımam sana.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

UYKULARIM BÖLÜNÜR

“Gün batımı akşamlarım kızıllığı gözlerimde; nasıl saklayacağımı bilemiyorum…”

UYKULARIM BÖLÜNÜR

Hala kulak çınlatır dediğin son heceler,
Uykularım bölünür; dökülür gözyaşlarım.
İnan benim aklıma düştükçe o geceler,
Uykularım bölünür; dökülür gözyaşlarım.

Seni sana bıraktım ömrümün son anında,
Yanlış yaptın aslında incittin zor günümde,
Şimdi senden uzakta dertlerim var yanımda,
Uykularım bölünür; dökülür gözyaşlarım.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

BİR MUSALLA LAZIM

BİR MUSALLA LAZIM

Kaçmayı denedim yemedi vade,
Bir musalla lazım hoca gelecek.
Halimden pişmanım biliyor Hüda,
Bir musalla lazım hoca gelecek.

Ahşaptan mermerden farketmez bence,
Ömürler yazılmış yaşlıya gence,
İnsanı ürpertir inceden ince,
Bir musalla lazım hoca gelecek.

Tabuttan önceki adres buradır,
Ölümler insana ağır yaradır,
Beklemez kimseyi ölüm sıradır,
Bir musalla lazım hoca gelecek.

Ercişli gidecek günah sevapla,
Kurtuluş olacak kalan sevapla,
Dilimiz dönerken kelam kitapla,
Bir musalla lazım hoca gelecek.

Ercişli Raif Aras
Buruşuk Kağıtlar

KARAKÖY ÇOK UZAKTA

KARAKÖY ÇOK UZAKTA

Uzaktan gülüşlerin; fermanımı yazdırdı,
Karanlık gecelerim sensizlikten bezdirdi,
Gönlümün ortasına  mezarını kazdırdı,
Her gece yalnızlığı onu severken sevdim.
_Karaköy çok uzakta gitsem geri gelemem,
_Ömrümü o bitirdi; şimdi gitsem sevemem.

Uzaktan gülüşlerin kelepçeyi takınca,
Özlemek yüreğimde çıraları yakınca,
Karanlık üzerime yıldızları dökünce,
Her gece yalnızlığı onu severken sevdim.
_Karaköy çok uzakta gitsem geri gelemem,
_Ömrümü o bitirdi; şimdi gitsem sevemem.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar