…**KARTVİZİT 56…

*DARGIN

Yaşamaya aşk gerek; ikinci baharlarda,
Ardından bakakaldım; olamadın farkında,
Hak etmedi bu gönül zamansız gidişini,
Gözlerim kaç gecedir; uykulara dargın da.

30.04 2003 www.raifaras.com

YARISI BENİM 2

…**KARTVİZİT 55…

*PİŞMAN

Senden başka canlı yokmuş sayarak,
Dolu dolu yaşa; bu günlerini.
Edepsiz hayatı mazi sanarak,
Hiç pişman olmadan an dünlerini.

18.04 2003 www.raifaras.com

YARISI BENİM 2

…**DENEME 85…

ŞİİRLERDE
ÖZLENEN ADAM

Unutulmaya ayrılık yetmez. Üstelik başkasını sevemem. Giderken yüreğime dokunma. Bende sevmeler ölüm ötesi… Çatlasın ayrılıklar. Bazen ben de kendimden gidiyorum. Anlatırlardı da inanmazdım.

Gece gözlüm. Tutuyor bakışların. Gelmeyişinin arıyorum sebebini. Sonra umuda giydiriyorum gidişi. Desem kaçtın sevdadan; olmuyor… Son hece, son söz. Kaldıramam bir daha gidişleri. Yeni günün ardından; ya sen!.. Yokluğunda umutlarıma sarılacağım. Unutma. Bölüşeceğim; en sevdaları gelişinde…

Aklımda ya sen vardın ya ölüm vardı.  Sen ve bendeki tek sır. Seni yarınlarıma armağan edeceğim…

Ben hiç gitmedim ki. Bilirim beklemeyi. Duy sesimi, duy beni. Sanma acılar geldiler ve gittiler. Duygulardaki hırçınım. Ufuklarımdaki iz. Gelmeyenim. Sen yüreği dağlar delisi. Beni anla artık…

Baştan aşağı sen olan yüreğimi zorluyor gidişin. Sol yanımdaki ağrım. Bu gidiş olmadı…

Yolunda can yandı. Bir yüreğime dokunma. Yok bu kadar delice yaşanan. Çok sevmek midir canımı acıtan. Gözlerin gecenin siyahı. Geceler de alev alev tenin. Seviliyorsun sen desem; anlatamam. Görmedin yangını. Anılarım soruyor, kursağında kaldı sevinçler. Sana uzaklığın acısındayım. Dünlerim asar oldu kendini. Avuçlarımda üşüyorum, bu gün sensizliği yaşarken.  Sensizliğin başı yok, sonu yok… Benim son sözümdü; gitme…

Herkes yabancı, tanımıyor. Unutulmazsın, bilesin. Hatırlanmaz hiçbir veda vakti. hatırlıyorum; gidişin yazdı. Gözlerimde son harfin ayrılık  biçimi. Beklenen bir tek hece. Aklımda yok yeni bir veda. İstiyorum karabasan olsun hayalin; yine de gelmiyorsun…

Umuda yalanlarla dolu olan bir yol mu keşfettin.

Duygularıma yenildim. Bari oralarda mutlu musun? Anlatamadığım…

Oturmuşum kaderimi okuyorum. Dinmiyor kızgınlığım. Zaman s(c)ana tutsak. Yüreğim ellerinde. İstersen at uzaklara. Yüzümdeki izler itiraflarım. Nerede kaldığımı bilme. Kendini kendine yasaklarsın. Kalsın sevdalar kendi büyüsünde. İncitme sevdayı; sen şiirlerde özlenen adam…

www.raifaras.com 21.12. 2007

YARISI BENİM 1

…**DENEME 84…

SESSİZLİĞİM

İsyanları hiç sevmem. Neyse halim diye razı gelirim. İçimde fitillenmeye hazır onlarca acı var. Herşeyi  zamana bırakmayı seviyorum. Biliyorum ki; yakarsam gecelerde yanık türkülerimi, hızlanır birden milyonlarca yürek ve sevgiden önce yaralanır ölümcül…

Ölümü beklediğim bu yaşanılası dünya da; unutulmuşum bir yürekte. Orada geceleri bilirim; sevdalandıkça üşürler benim gibi.

Sessizliğimi gecenin koynunda büyütme. Sakinliğini koruyan gecenin ardından; güneşle yollayacaktım özlem dolu öpücükleri. Bir sigara içimi zamanı değil ki aşk; dumanınca tükensin. Eşkıya yüreğimde, susmak kadar çığlıklar var. Esmer kokulu mahmurluklar vurunca; Zamanın kulak kesildiği gelişleri(ni) seviyorum.

Elimde birlikteliğimizin sıcaklığı varken; kurşunlayıp kana buladın. Mermi gibi bir irini izledi gözümdeki damlalar…

Bin bir sızı ile açılırken yüreğimin kapısı, bakışlarında bütün gölgeler anlamlı; kucağında bir gelecek olsan alın yazımın. Dostluğunu kulağıma fısıldasa da karanlık, ben çiçeklerin beraberliğini seviyorum.

Ormanların kıyılarında gölge; sürmeli göz düşüncesi gibi dalgınım. Yıldızlar alkış tutmuyor dostluğumuza. Asırlar önceden başlayan çocukluğum; tertemiz gülücükler bırakacak baş taşına. Ellerine bulaşınca anıların küfü, göremeyeceksin çırılçıplak güneşi. Tekrar yapıştıracağım yırttıklarımı ve giydireceğim attıklarıma…

Gerilerde mi kaldı o deli yürekler, sevda için kavga edilen duvar dipleri ve ürkek bakışların arasındaki tebessümlerimiz. Birini tanımadan, bir diğerini kaybettiğimiz günlere acıyorum. Oysa hayatın en sade güzelliği, doğum geceleri ve bir de sevmeye başladığımız günlerdir.

Gecenin avuçlarında nasırlaşmasın ağıtlar; aç, susuz, çıplak. Kan kusan silahlara inat; yaşamalı çoğul hayat… Bir yürüyüş başlamalı umut göz yaşlarıyla; fırtınalar eşliğinde. Her acıyı bir durakta çarmıha gere gere yürürken birbirini korusun gözden düşen damlalar. Bulutlar göçüyorken korkudan.

İçimde öfke bulutları yer değiştirip duruyor. Umutlar bir rüzgarın peşinde gibi. Göçük altında kalmış dünüm; bir pankart misali. Matem geçidinde yürüyorum ağır ağır. Bir yayın iki ucu kadar yakınlığımız, yine de esrikleşti güzellikler. Seni bedenen gömmek bir şey değil; bende yaşarken. Böyle vakitsiz her acıdan sevgi tutuşur. Dumanlanır göklerin maviliği…

Çocukça bakmak istiyorum anılarıma ve dünlerime. Dönüp ay ışıklarında bıraktığım gecelere anılarımızı anlatmak ister misiniz diye rica ediyorum. Hiç bir yerde tutuklu kalmama adına.

Gökyüzünün bulanıklığı yırtılırken, telaşının bana geç kalmışlığa olmasını istemiştim.

İlk sessizliğimi bir kahkaha çiğniyor…

 

www.raifaras.com 11.10. 2007

YARISI BENİM 1

 

 

…**DENEME 83….

UNUTMAK

Unutmak; kıymet vermemek. Gereksiz görmek. Sıraya koymamak. Varlığından önce; yokluğunu yeğlemek. Kulağı, beyni, kalbi meşgul etmesine müsaade etmemek.

Unutmak; tarih koymamak. Yer belirtmemek. Paylaşmamak. Dünde bırakmak. Ardına bakmamak. Olduğu yerde kalması için zamana nokta koymak.

Unutmak; yanındakileri silmek. Birliktelikleri sonlandırmak. İstediklerini vermek. Geri dönmemesini istemek.

Unutmak; karşılaşmamak. Sokakları değiştirmek. Adreste tadilat yapmak. Bulunduğu damın rengine ters düşmek. Olduğu yerde olmamak.

Unutmak; gidebildiğince kaçmak. Kendini unutmada şans varsa tabi. Kaçmak; gidilecek yeni bir yer, gizlenecek dam, yürünecek yeni bir sokak. Yeni birliktelikler için dost. Zamanı durdurmak. Kulağı, beyni, kalbi yönlendirmek. Ya da “Sen varsın, ben o kente gelmiyorum” diyecek cesareti bulmak. Dahası yüzüne söyleyebilmek.

Unutmak; kalbe, beyne, bedene eziyeti olanları olmamış kabul etmek gibi. Kendine hakaret etmek. Dünü olmayanın yarıda olmayacağını kabul etmek. Özgüveni olmamak. Çabuk doymak. İnsanı insan yapan değerlerden kaçmaktır unutmak…

Unutmak; saygıda kusur. İnsanlıkta dibe vurmak. Adam gibi adam olmaktan uzak durmak…

Unutmak; manevi değerlerden kopmak. Ferdi takılmak. İnsanın insana olan hukukunu göz ardı etmek. İstediğine çuvaldız batırmak. Uzun uzun düşünmekten kaçmak. Kaçtığından korkmak.

Unutmak; dost olmaktan ve dostluklardan tiksinmek. Yalnızlık ve egonun mahkumu. Bir dal gülün getirisini bilmemek ve hoyrat biri olmak. Kırıcı ve basit olmak. Sahip olduğunun kıymetini bilememektir. Yarına götüreceğini seçememek. Baki kalacak şeylerin elinden gittiğini anlayamamak. Kendinden vazgeçişini imzalayış olduğunu kavrayamamaktır.

Unutmak; gerçeklerden korkup hayallerde avunmaktır. Sevgisiz yaşamaktır…

www.raifaras.com 19.09. 2007
YARISI BENİM 1

 

…**DENEME 82…

BİR AĞUSTOS

Akşamlamak, paylaşmak aynı umutları. Biliyor musun Can Belam. Sana aşık olmayı düşürdün aklıma, uykusuz gecelerde.

Tatlı yaz havasının sakinliğinde; seni gelme vaktine kadar sabırsızlıkla bekledim. Yediveren güllerinin allığında gözlerim. Üstelik büyük yangınlara sebep olacağından korkuyorum kıvılcımların.

Sevgi; gözyaşı işlemeli bir mendil değil tutup atılmaz. Yeni doğan güne; yeni bir aşk ısmarlamam. Acılar boşuna değil. Dört mevsimin dördü de aynı. Tek yürek çırpıntısı içinde sevmek yaşamaktır… Sevmek özgürlüktür.

Bir umut bırak avuçlarıma. acıyı biriktirme içimde. Dolandırma Zeytin Karası gözlerinde hüzün yaşlarını sonradan. Sevgisiz kalanlar, çabuk vurulup düşer. Bir yıldız kaydığında gök yüzünden “Kurbanın Olayım” de. Ben öyle diyorum.

Gönlüm virane, kalbin taş duvar. Neye yarar  tetik düşürsem şakağımda. Omuzlarda; severek ve onurlu yaşamak yükü olmalı.

Sevgi perdesini aralayıp; yanağımdan öpmeni isterdim. Yüreğimde oya oya dert işlemesi, avucumda yalnızlık. İnsanın içesi geliyor zehri…

Perdeli camların arkasında, istemediğin kadar çığlıktır suskunluğum. İsyanlar gönül boylarında nöbette, karşı tepelerde sanki acılarım. Bir sana mülteci yüreğim. Kurşunları sürdürme namluya.

Açan her çiçeğin domurunda, güneş ışıklarını toplamak var (bedeninde). Haydi içimdeki ben; güzeli gören gözleri öp. Bekleyemem artık.

Işığın seviştiği sularda ben karanlık aradım. Yine de beyaza kara çalmadım. Bağırırken kurşuni havada; ayağa serilen zevkler.

Gözün görmedi şiir sevdam. En çok bir daha göremeyeceğime yanarım. Ar(k)amızda konuşa konuşa yaşadı bazıları. Adını ne koyarsan koy. İnsan onuruna yakışan bir sevdan olsun. Karanlıklar yılan gibidir. Sürekli kabuk değiştirir.

Bir daha açılmamak üzere kapalı tut gönül kapısını. Başkası beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Dillenir sokak lambaları. Demlenir zaman; akşam üstü. Kalbimde; benim gibi mahpus sevdam. Kaybedecek bir şeyim olmasa da bu aşkın mağduruyum.

Sen kalem oynatma kaderimde. Bulutların kızdığı gecelerden sonra; güneşin doğuşu telaşlı olur. Korkutucu olur bulutlar, siyahın tonlarına bulanınca.

Akşam alacasında; seccadeler bile pervazlara siner. Neredesin. Unutma ki sevmek de inanmaktır. Susacak dağlardaki kaval sesi. Ağıtlar yakılacak bir Ağustos ayında. Yeryüzünün en sadık yeridir mezarım. Bir Gelin Çiçeği ek baş ucuma. İsyan etse de toprak.

Üstüme karlar yağınca, hüzün bulutu saracak yüreğini doğudan batıya yalınayak. Çok uzaklarda olacağım. Herşeyden habersiz.

www.raifaras.com 24.08. 2007
YARISI BENİM 1

 

…**DENEME 81…

FAİLİ MEÇHUL

Faili meçhulde beklemek; ardı arkası kesilmeyen arzuların büyümesine gebe ve ardından sancıların hesapsızlığı. Her saat uzaklara gitmiş birine ağlamak.

Faili meçhulde tutulmak; herşeye özlemdir. Uzun uzadıya süregelen bir serüvene kalkışmak. Kahraman yaratmak düşlerde. Kahramana hayran olmak. ardından hayranda tutuklu kalmak… Özgürlüğünü karşısındakine bağışlamak. Yarınlarının tutuklu gönüllerde esir olduğunu düşünmek ne garip.

Faili meçhullerde zamanı yakalamak; imkansızı başarmak. Yaşamaya başlamak yeni baştan birlikte. Geleceği görmek. Gözlerinde dünya kurmak; yüreğinde ateş yakmak gibi bir şey. Yalandan riyadan uzak; saf ve temiz duygusallık bağı kurmak. Bu duygusal ilişkiden yeni bir hayata geçmek. Sonra şaşırtmak hayatı. Şımartmak sevgiyi. Bölüşmek yakalanan zamanı.

Faili meçhulde aramak; bırakıp giden bedbahtı; vefasızı. Yaşadığından mutlu olmayanı. şansını zorlamayı meslek edineni. Mutsuzluğa kamp kurma becerisi gösteren ve yarınını unutanı.

Faili meçhulde bir kere; beklemek, tutulmak, yakalamak ve yeniden aramakta bir giz kendi içinde. Ne salyangoz kabuğunda bir dünya, ne akrebin kıskacında zehir. Faili meçhul; farklı bir bakış açısı. Yağmurda kaçarken ıslanmak, güneşte yürürken yanmak… Gizlidir hayat; aklımızdan geçiremediğimiz faili meçhullerde.

Faili meçhullerde; bir sükut bölünce düşünceleri, herşey geride kalır…

www.raifaras.com 08.08. 2007
YARISI BENİM 1

…**DENEME 80…

ÖZLEM

Özlem; uzak illerin armağanı, acı dillerin ekmeği gibi. Iradıkça aranan; yan yanayken konuşamamanın gizli adı. Rüzgarın uğultusu; yaprağın hışırtısı. Bulutun rengi; toprağın nemi gibi. İstendiğinde atılan; satılan bir şey değil. İstenmediğinde bile yüreğine gelip oturur bir kurşun kütlesi… Yutulamayan bir yudum kan; içe akan damla damla yaş.

Özlem; uzatılan bir lokma; acıtan bir söz. Yarım bir tebessüm; uğruna ömür adanan ve adandıkça büyüyen duygu. Büyüdükçe insanı yiyip bitiren bir şey. Ama her şey. Suların sesi; otun kokusu, gecenin zifirisi.

Özlem; bir gelinin elindeki kına, damadın sabah hamamı. Genç kızın yavukluya düşkünlüğü. Oğlanın zamandan zaman ayırması sevgilisine. Ananın sevgisi. Babanın şefkati. Küskün kardeşine; kardeşin kan vermesi…

Özlem; umuda bırakılan bir uçurtma. Yuvada anne beklemek. Kanatlanmak özgürlüğe. Döşemek gök yüzüne hayallerini ve üzerinde yürümek elele.

Özlem; dünde kalanları anmak. Yarına götüreceklerinin hesabını yapmak. Sevmek. İnadına sevmeye çalışmak. her şeyi; her şeye rağmen sevmek.

Özlem; gönül yarası. İçler acısı. Uzaklığın sancısı. Mesafelerin korkusu. Yabaniliğin ürkekliği. Kaybetmenin korkaklığı. Hasretin çıkmayan izi.

www.raifaras.com 28.02. 2007
YARISI BENİM 1