BELKİ

BELKİ

Ömrümün son kıyısında
ölüme komşulukla
kısa sürdü beraberliğimiz…

İzleri kapatan karda yağmurda
ekin oluşturan sıcakta
hazanın yaprak dökümünde
yada
zemheride toprağın donduğu zamanlarda
otur ayak ucuma
sevdiğini yaz
kardan kaybolmuş mermere
belki vicdanın rahatlar…

Cır cır böcekleri öterken etrafında
siyahlar giymeyi deneme
ağlarsan
gözyaşlarının izi kalmaz mermerde
belki vicdanın rahatlar…

Yapraklar dökülürken peş peşe
durduramazsın gidişleri
düşlerin süzülürken yanaklarından
yapraklar gizlerken mermeri
belki vicdanın rahatlar…

Yalnızlıklarda gizlenir
uzun uzun düşünceli geceler
terlerin düştüğü zamanda bile 
soğuktur mermer
kaybolur gözyaşların
belki vicdanın rahatlar…

Ercişli Raif ARAS
Hüznümün Çeyiz Sandığı

SENİ HATIRLADIM

SENİ HATIRLADIM

Bir şarkı tutturdum sabaha kadar,
Seni hatırladım herkese inat.
Biz böyle uzakta mutluyken keder,
Seni hatırladım herkese inat.

Bir nazar dokundu tadımız kaçtı,
Kör hasret bağrımda yaralar açtı,
An oldu yaşlarım kirpikten uçtu,
Seni hatırladım herkese inat.

Bir ömür biterken değmeli aşka,
Hiç kimse girmedi bildiğin köşke,
Bu akşam özlemim hasretten başka,
Seni hatırladım herkese inat.

Ercişli Raif ARAS
Hüznümün Çeyiz Sandığı

GÖZ HAPSİNE ALDI

GÖZ HAPSİNE ALDI

Göz hapsine aldı tuttu yanında,
Ağlamak sızlamak çare olmadı.
Çek dedikçe çektim kaldı kanımda,
Ağlamak sızlamak çare olmadı.

Sol elimde kağıt kalem sağımda,
Kalk gidelim dedi gençlik çağımda,
Hep çırpınıp durdum kader ağında.
Ağlamak sızlamak çare olmadı.

Kal dedikçe gözler kaldım çaresiz,
Genç ömrümü yedi hem de firesiz,
Kör mahkuma döndüm vade süresiz,
Ağlamak sızlamak çare olmadı.

Git Ercişli dedim kalma şehrinde,
El arına inat; ölme  kahrında,
Sen belanı buldun aşkın zehrinde,
Ağlamak sızlamak çare olmadı.

Ercişli Raif ARAS
Hüznümün Çeyiz Sandığı

HEYBEMDE

HEYBEMDE

Heybemde birikiyor,
Gidemediğim yerler.
Gönlümde;
Vuslatın güvercini çırpınıyor.
Ardından;
Yalnızlığımın gücü…

Heybemde birikiyor,
Özlediğim yerlerin kokusu.
Kanatlarını;
Açamayan güvercin ürkekliğinde.
Ardından;
Hasretin çivi çaktığı gönlüm…

Heybemde birikiyor,
Uzun süren sancıların çokluğu,
Dudaklarım;
Karanlık gecelerin sessizliğinde.
Ardından;
Acıların yalnızlığımla halay çekmesi…

Heybemde birikiyor,
Gidemediğim,
Göremediğim,
Sancılarım,
Yalnızlığım,
Sancılarım,
Karanlıklar.
Ardından;
Çaresizliğimi görmek…
Heybemde birikiyor…

Ercişli Raif ARAS 31.03.2022
Çeyiz Sandığı

SUSTUM DERKEN

SUSTUM DERKEN

Hüzün yağdı genç ömrüme,
“Sustum” derken anla beni.
Hazan vurdu tüm ömrüme,
“Sustum” derken anla beni.

Yıllar yaktım tek sözünde,
Beni kırdın her nazında,
Gözden düşen yaş yüzümde,
“Sustum” derken anla beni.

Çekip gittin sus diyerek,
Aşkı dara as diyerek,
Geçti ömrüm yas diyerek,
“Sustum” derken anla beni.

Artık dönmem o yıllara,
Çiçek sermem o yollara,
İnan küstüm o anlara,
“Sustum” derken anla beni.

Madem gittin kal orada,
Raif öldü yok burada,
Kabuk tutmuş bir yarada,
“Sustum” derken anla beni.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

HASRETİN DOLUDUR

HASRETİN DOLUDUR

Hasretin doludur koynum kucağım,
Bir sır kaldı beni sana bağlayan.
Efkara düşmüştür gönül ocağım,
Bir sır kaldı beni sana bağlayan.

Hasretin tadına bandı yüreğim,
Niyaza dönüştü kaldı dileğim,
Gelmeye çalıştım yetmez emeğim,
Bir sır kaldı beni sana bağlayan.

Hasretin gönlümü yaktı figanda,
Dertlerim toplanıp durur meydanda,
Korkarım ortaya çıkar zamanda,
Bir sır kaldı beni sana bağlayan.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

HASRETE YENİLDİ

HASRETE YENİLDİ

Hasrete yenildi yılları bir bir,
Dönmeyi bilmedi giden sevgili.
Gözüne karardı doğduğu şehir,
Dönmeyi bilmedi giden sevgili.

Hasrete yenildi kocaman beden,
Boşuna beklendi gelmez ki giden,
Olmazken gönlünü teselli eden,
Dönmeyi bilmedi giden sevgili.

Hasrete yenildi tükenen zaman,
Dünleri arattı elinde kalan,
Verdiği sözleri olunca yalan,
Dönmeyi bilmedi giden sevgili.

Hasrete yenildi umutlar bitti,
Çekilen acılar canına yetti,
Ercişli hayalin peşinden gitti,
Dönmeyi bilmedi giden sevgili.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

MÜPTELA DİYORLAR

MÜPTELA DİYORLAR

Şarkıda şiirde gülüşte nazda,
Müptela diyorlar adın geçince.
Bakışın içinde söylenen sözde,
Müptela diyorlar adın geçince.

Türküde tellere değince mızrap,
Yalnızlık insana insafsız azap,
Dökülen yaşların olunca kezzap,
Müptela diyorlar adın geçince.

Hikaye masalı okumam sesli,
Ercişli sayılır gariban yaslı,
Başlarken gönlümü dinleme faslı,
Müptela diyorlar adın geçince.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

GÜLLERİ SAÇINA TAKIP

GÜLLERİ SAÇINA TAKIP

Gülleri saçına takıp dolaşma,
Ben senin gözüne esir düşerim.
Cilveli sözlerle bana dalaşma,
Ben senin gözüne esir düşerim.

Tarayıp saçını yana devirme,
Kıvılcım saçarak yakıp kavurma,
Gitmeye kalkarsam beni çevirme,
Ben senin gözüne esir düşerim.

Toplanan saçların yanda dururken,
Rüzgarda savrulan yüzü vururken,
Gönlümü sevdadan kurtar hazırken,
Ben senin gözüne esir düşerim.

Saçını örüğü bele yaslanır,
Gizlice ağlarsın kirpik ıslanır,
Ercişli delidir sanma uslanır,
Ben senin gözüne esir düşerim.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

CELLADINA VURGUN

CELLADINA VURGUN

Celladına vurgun mahkum olurum,
Yeter ki sen benim gözlerime bak.
Buralarda kalıp sebep bulurum,
Yeter ki sen benim gözlerime bak.

Yüreğimde izler eski yaradır,
Kaderimiz gözden daha karadır,
Ölümüne sevmek sana çaredir,
Yeter ki sen benim gözlerime bak.

Acılardan sonra hüzün basınca,
İsyankarım sanma sözüm susunca,
Sensizliği tutup ipe asınca,
Yeter ki sen benim gözlerime bak.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar