KİM BİLİR KAÇ KERE

KİM BİLİR KAÇ KERE

Sensizken gurbetin her gecesinde,
Kim bilir kaç kere; ölüm aradım.
Duyduğum şarkının her hecesinde,
Kim bilir kaç kere; ölüm aradım.

Sensizken gurbetin dar sokağında,
Gezerken zamanın kör şafağında,
Dostları beklerken can durağında,
Kim bilir kaç kere; ölüm aradım.

Sensizken gurbetin tam ortasında,
İçine düştüğüm dert kavgasında,
Dönüşü olmayan yol sonrasında,
Kim bilir kaç kere; ölüm aradım.

Sensizken gurbetin her sabahında,
Ercişli tutuştu gönül ahında,
Tövbeyi bozarken aşk günahında,
Kim bilir kaç kere; ölüm aradım.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

HERKESİN DİLİNE DÜŞMÜŞKEN

HERKESİN DİLİNE DÜŞMÜŞKEN

Herkesin diline düşmüşken böyle,
İsterse bıraksın; yar beni şimdi.
Kendine demiştim dostlara söyle,
İsterse bıraksın; yar beni şimdi.

Herkesin diline  pelesenk olduk,
Saklanıp durdukça ortada kaldık,
Belki de sevmenin gününü bulduk,
İsterse bıraksın; yar beni şimdi.

Herkesin diline dolandık sözle,
Zamanın içinde saklandık nazla,
Kim bilir belki de çektiğim fazla,
İsterse bıraksın; yar beni şimdi.

Herkesin diline aşina gelmiş,
Ercişli gözlerin aşığı olmuş,
Sabahtan aşkımız Erciş’e dolmuş,
İsterse bıraksın; yar beni şimdi.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

BIRAKIP GİTSENDE

BIRAKIP GİTSENDE

Bırakıp gitsen de bir akşam üstü,
Her gece sabaha varacak elbet.
Sanma ki dünyada her şeyler sustu,
Her gece sabaha varacak elbet.

Karanlık benimle dost gibi yaşar,
Yalnızlık bulunca göz yaşım düşer,
Sanma ki kederler hep bana koşar,
Her gece sabaha varacak elbet.

Üstüme gerilse simsiyah perde,
Önümde kaybolsa koskoca yollar,
Sanma ki susacak dert sunan diller,
Her gece sabaha varacak elbet.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

ANLARSIN DEMİŞTİM

ANLARSIN DEMİŞTİM

Anlarsın demiştim beni duymadın,
Dizlerine vurup vurup ağlama.
duygular dillendi sözden saymadın,
Umudunu yorup yorup ağlama.

Yazmalar bağlarsın siyah oyalı,
Uzağız Emrah’la Selbi misali,
Gönlünde büyüyüp kalan hayali,
Gözlerine sürüp sürüp ağlama.

Yaşarken acıyı tattı gönüller,
Beyhude yaşanmış değil ömürler,
Sevenler her zaman ayrı ölürler,
Hayalleri kurup kurup ağlama.

Yılları yıllara esir ederken,
Ömrünü sevdana berdel ederken,
Ercişli  ağladı çekip giderken,
Gelenlere sorup sorup ağlama.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

YILLARI YAŞADIM

YILLARI YAŞADIM

Yılları yaşadım tasam kalmadı,
Dünü bir kenara yaz kalsın kader.
Sanma ki dertlere sabrım olmadı,
Dünü bir kenara yaz kalsın kader.

Yılları yaşadım ömür diyerek,
Bekledim halime sabrı giyerek,
Sanma ki dertleri sevdim bilerek,
Dünü bir kenara yaz kalsın kader.

Yılları yaşadım dünle barışık,
Dertlerin izleri yüzde kırışık,
Sanma ki sabrımız derde alışık,
Dünü bir kenara yaz kalsın kader.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

DERTLER DERTLEŞİR

DERTLER DERTLEŞİR

Hasret mızrabını gönül telime,
Vurdukça içimde dertler depreşir.
Yırtıp bıraktığın resmi elime,
Aldıkça içimde dertler söyleşir,

İki yüzüğümle yere çökmüştüm,
Seni sevdiğimi sana demiştim,
Gelip kapınıza güller ekmiştim,
Soldukça içimde dertler yüzleşir.

Unut diyemezsin geçmiş günümü,
Ömür tükenmeden gördüm sonumu,
Dönüş biletinin geliş gününü,
Sordukça içimde dertler birleşir.

Garip Ercişliyi koydun haline,
Çekip gidemedi kendi yoluna,
Sende düşeceksin benim halime,
Gördükçe içimde dertler dertleşir

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

 

BU ŞEHRİN SOKAKLARI

BU ŞEHRİN SOKAKLARI

Bu şehrin sokakları büründü sessizliğe,
Gecenin karanlığı; gözyaşımı sakladı.
Can yakan arzularda kızarken sensizliğe,
Gecenin karanlığı; gözyaşımı sakladı.

Bu şehrin sokağında umudu yitirirken,
Her nefes uzağımda zamanı bitirirken,
Ak düşen şakakları aklıma getirirken,
Gecenin karanlığı; gözyaşımı sakladı.

Bu şehrin sokağına basınca ayaklarım,
Sen diye aralandı kanayan dudaklarım,
Peş peşe yanımdan geçerken sevdiklerim,
Gecenin karanlığı; gözyaşımı sakladı.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

YENİDEN

YENİDEN

İnan ki çok ağladım kaybolan saatlerde,
Üzüldüm ve utandım yaşanan sebeplerde,
İçimdeki kor ateş her şeyi sarmayınca,
Yeniden bir dünyayı kurarım nefretlerde.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

ELİMDE HASRETİN ÇIKINI

ELİMDE HASRETİN ÇIKINI

Elimde hasretin büyük çıkını,
Yollara düşsem de gelemem belki.
Ayaklar taşıma z beden yükünü,
Yollara düşsem de gelemem belki.

Elimde mazinin kalan hıncıyla,
Soluma dokunup duran sancıyla,
Mesafe sormadan hasret acıyla,
Yollara düşsem de gelemem belki.

Elimde verdiğin resim oldukça,
Gözüme hasretin yaşı doldukça,
Acılar zamansız gelip buldukça,
Yollara düşsem de gelemem belki.

Elimde tuttuğum güller solsa  da,
Hasretin ömrümden yıllar bölse de,
Ercişli gönülden sevmiş olsa da,
Yollara düşsem de gelemem belki.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

DELİ DEDİ ELLER

DELİ DEDİ ELLER

Her sevdaya ömür biçtim,
Deli dedi eller bana.
Son sokağı sessiz geçtim,
Deli dedi eller bana.

Tez tükenir nazda süre,
Renk anlatmak zordur köre,
Son kadehi vurdum yere,
Deli dedi eller bana.

Kal diyenler kendi gitti,
Çok sevenler derde itti,
Son sözümde süre bitti,
Deli dedi eller bana.

Bir heveslik değil ömrüm,
Taş çatlatır deli sabrım,
Son adresim olur kabrim,
Deli dedi eller bana.

Bu Ercişli gülmez artık,
İç dünyada perde örtük,
Son diyerek yola çıktık,
Deli dedi eller bana.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar