…**GECEME DÜŞENLER 2014/1…

04 AĞUSTOS 2014/PAZARTESİ

 

 

 

GECEYE DÜŞENLER – 1

1

Kuytuda bir yerim var; hep senden kaçışlara,
Yüreğim dayanmıyor; giden ağlayışlara.

2

Bir testi suda belki yeniden can bulurdum,
Gölgeme sığınırdın; arkadaşın olurdum.

3

Sen cürmünü anlarsın; baktıkça izlerinin,
Vebalinde kalırsın; devasa sözlerinin.

4

Kapıma geldiğinde belki çok geç olacak,
Gözüne hasretimin kızıllığı dolacak.

5

Bir umut mu diyorsun; ardından her şey harap,
Seni seven gönülde; misafirdir ıstırap.

 

 

05 AĞUSTOS 2014/SALI

 

 

 

 

6

Bakışlarımı görsen; yaşımı da görürsün,
İçimde saklıyorum; yaşatan bir ömürsün.

7

Bir mektup gönder bana; güvercin ayağında,
Öperek katla bari “Ben” yazsın dudağında.

8

Raksında sarhoş oldu biçare gül bülbülün,
Harına lades demiş; bülbül ise her gülün.

9

Peşinde eskittiğim pabuçlarım köşkerde,
Beni yakan yüreğin; şimdi sırça köşklerde.

10

Belki gelir diyordu içimdeki umutlar,
Beklerken silikleşti; gözlediğim ufuklar.

 

06 AĞUSTOS 2014/ÇARŞAMBA

 

 

 

 

11

Gözümü kapatınca dünya dışarda kalır,
Ne mutlu ki sen varsın; gönlün gönlümü alır.

12

Sevda benim boynumu önceden bükmüştü yar,
Senin böyle gidişin; ömrüme vermez zarar.

13

Sana çarpan dalgalar; dönerken gidişinde,
Kumda anılar kalır tam metal grisinde.

14

Sararmışsa her şeyler ve sen hala yalnızsan,
Bu da bir işarettir; sen beni anlamazsan.

15

Gölgelere sığmıyor içimdeki gri renk,
Giderken gözlerimde üzüntü korkuya denk.

 

 

07 AĞUSTOS 2014/PERŞEMBE

 

 

 

 

16

Aşkta iki kişi var acısı bir kişilik,
İnat ayağa kalkar ruhta başlar keçilik.

17

Yaşını silip durma parmağının ucuyla,
Gözyaşında boğulsun ağlatanlar suçuyla.

18

Bir avuca sığmıyor domurdan kurtulmuş gül,
Hatırladıkça kanar; her kızıllıkta gönül.

19

Saçın var bıraktığın boynumdaki kolyede,
Gündüz hep benimlesin; konuk gel geceye de.

20

Siyah beyaz resim gibi içimin korkuları,
Seni çağırıp durur; yalnızlık uykuları.

 

 

08 AĞUSTOS 2014/CUMA

 

 

 

 

21

İz yapar gönlümüzde; gizli gizli sevdalar,
Götürür bir tebessüm; senelerce oyalar.

22

Gönlümdeki arzuyu dinlesen birkaç hece,
Peşim sıra gezersin; yaşadığın ömrünce.

23

İnandıramam çünkü gönlüme gidişini,
Silemedim aklımdan “Can Hocam” deyişini.

24

Ben bende bir damlayım; bana lütuftur nazın,
Bir damlacık ben için; koca bir yürek lazım.

25

Ardımda bıraktığım hatıramsın unutma,
Benimle geçmişini ayrı ve uzak tutma.

G. DÜŞENLER

…**AFORİZMA 2014/30…

02 AĞUSTOS 2014/CUMARTESİ

 

_ “  “Topraktan geldik; yine toprağa gireceğiz” denir. İyi de toprak günahların üstünü örtmüyor…”

 

 

 

 

 

 

 

 

03 AĞUSTOS 2014/PAZAR

 

_ “Başlangıç hataydı. Bir özürle kurtulduk…”

G. DÜŞENLER

…**ADINI KOYMAK…

29 TEMMUZ 2014/SALI

 

ADINI KOYMAK

Sevmenin adını koymak; her şeyin halli ya da kabulü anlamına gelir. Ya acıları alıp gider veya herkesin aldığı herkeste kalsın demeye bağlıdır.

Karşısındaki üzülmesin diye gözlerini kaçırmakla sevdiğini anlatmak alakasız. Doğrudan doğruya gözünün içine bakmak ve ne demek istediğini anlatmak gerek.

Eğer duyguları saklamak, zoraki tebessümlerle olup bitenleri görmezden gelmek; kadere kaşlarını çatmak, umut bağlayanların yüreğine su serpmez. Aksine ateş düşürür. Acabalarla başlayan iç yangını büyüyüp gider. Soğuk davranışlar; “Aldıkların sende kalsın” manasında gıyabi kararlara vardırır.

Duygusal davranışları anlamlı kılan en güzel şey açık olmaktır. Karşımdaki sıkılıp üzülmesin diye saklı gizli davranmak; olanları kabullenmek yanlıştır. İkinci bir yanlış da gidip gidip gelmelerdir…

Gidip gidip gelmeler yaralayıcı bir davranıştır. Gidişi dönüşü belli sebeplere dayandıramamak, acılardan zevk almak anlamına gelir. Acılardan zevk almak; karşısındakini incitmektir. İncinen bir gönül asla sevdanın adını koymaya yanaşmaz. Gittiği yere kadar

 

30 TEMMUZ 2014/ÇARŞAMBA

 

gitsin diyerek ilişkiyi devam ettirir. İlişkiler yüzeysel ve günü birliktelik olarak görür. Anlaşıldığı ya da anlatıldığı andan itibaren her iki taraf için de her şey tükenmiş sayılır.

Yürek ezikliği sabretmeye diş sıkmakla başlar. Bunun adı “Seviyorumdur” demek ne kadar anlamlı olabilir ki. Sabretmenin karşılığı yürek ezikliği olabilir mi? Tabi ki hayır. Hoş tutmak gibi bir davranış varken gönül defterinde… Ya da duygusal bir bağ kurulamıyorsa, açık açık söylenmeli… Bir yandan bir köşesinden yakmamalı mektubu.

Sevmenin adını koymak, geleceğe bakış açısını kişisel yaklaşımını yakından ilgilendirir. Aksi halde ukdeler oluşur. Ukde; fiziksel mahkûmiyetin ruhsal halidir. Üstelik müebbet bir haldir. Anlatım ve paylaşımlarda yanlış anlaşılma ve suçlanmalara da sebep olabilir. Tüm bu korku ve boşluklar sabra lades gerektirir. Bu sabra lades, yürek ezikliği ile adlandırılır. Sürekli olarak bir köşeden birilerinin izlediği duygusunu verir.

Sevgiyi öldüren en büyük hata inat etmektir. İnat; neresinden bakılırsa bakılsın zarardır. Üstelik bu inadın yanına sık sık küsmeyi ve geri dönmeyi koyduğumuzda zorlama başlamış demektir. Karşımızdaki bizi; acılardan zevk alıyor potasına koyar.

 

31 TEMMUZ 2014/PERŞEMBE

 

Kadere küsmeler, hayata bakış açısı sevgiye karşı davranışları değiştirir. Toplumda kaybolmasına küsmesine sebep olur.

Sevdiği insan üzülmesin diye lades yok. Bu yanlış davranışın bedelini hiçbir yürek ödeyemez. Bakışlarını kaçırıyorsa karşımızdaki, bunu hemen anlamalı ve yorumlamalı. Yarına ertelenenler ağırlaştıkça altından kalkılamaz olur. Bu da bir bitişin adıdır. Bitişler beraberinde enkaz bırakır. Enkazlar birçok zaman sakladıklarını vermez. Araştıranın ya gönlünü hoş eder ya da kalan üstüne çöker. Bu sebeple enkazla uğraşmak herkesin işine gelmez.

Kişi kendisini enkaza dönüştürerek hiçbir insan veya olaya fırsat vermemeli. Çünkü verilen her fırsatın karşılığında kendisine ait değerlerin kaybı vardır. “Aldıkların sende kalsın. İstediğin buysa razıyım. Al git” demek yok; olmamalı. Olduğunda da akıbetin enkaz olacağını görmeli. Ben acılarımı alır giderim demek yanlış. Sonuçta bir birliktelik ve paylaşımdan doğan ne varsa ortaktır. Bu ilişkide, sevdanın adı konacaksa her iki taraf içinde aynı/eşit olmalı. Ya bu yola baş koymalı veya anlaşma sağlanmalı. Ben ikimizin yerine ağlarım klasiği güncelliğini çoktan kaybetti. Etmeli yani. Eğlenilecek ya da evlenilecek arkadaş ayırımı yapmayan veya

 

01 AĞUSTOS 2014/CUMA

 

 

 

 

 

kafasına sıkmayı marifet sayan tipler olmamalı.

Sosyal hayatın gereği olarak sevmenin adı koyulacaksa; unutulmamalıdır kibir bedeli mutlaka vardır. Bu bedel bir enkaz doğurmamalı, aksine aklın yolu birdir fikriyatına uygun olmalıdır. Ölmelere ve öldürmelere fırsat vermemeli hiç kimse…

Ben; odaklı hiçbir ilişki başarılı olmamıştır. En güzel olanı, karşıdakini de kaale almaktır. Unutulmamalıdır ki hiç kimse yalnız değildir. Eğer birliktelik düşünülüyorsa; iki beden bir yol gibi akıl mihengine vurularak başlanmalı ilişki. Bu sebeple kiminle ağlayıp kiminle gülündüğüne iyi bakılmalı ve bu pencereden görünüşün çok önemli olduğunu unutmamalıdır. Çünkü sevmenin adını koymalı artık…

G. DÜŞENLER

…**ADINI KOYALIM…

28 TEMMUZ 2014/PAZARTESİ

 

 

 

 

 

 

ADINI KOYALIM

Ben;
Bir yandan aşkımı anlatırken,
Sen bana inat;
Öbür ucundan yandırdın mektubumu.
Dişlerimi sıktıkça sabra,
Sen yüreğimi ezdin…

Nedir bilmiyorum bu inadın,
Gidişin dönüşün iç içe;
Acılardan zevk alır gibisin.
Kaşlarımı çatarken kaderime,
Sen üzülmeyesin diye gözlerimi kaçırdım…

İstersen aldıkların sende kalsın,
Acılarımı alıp gideyim;
Ya da sevmedin adını koyalım artık…

G. DÜŞENLER

…**AFORİZMA 2014/29…

26 TEMMUZ 2014/CUMARTESİ

 

_ “ “Ben söylerim” ukalalığı; medeni cesaret değil, kişilik bozukluğundan doğan bir hastalıktır…”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27 TEMMUZ 2014/PAZAR

 

_ “Sevgili her zaman nankör; seven her zaman kördür…”

G. DÜŞENLER

 

…**KİM CAYARSA…

25 TEMMUZ 2014/CUMA

 

 

 

 

 

KİM CAYARSA

Söz verdim ben sana caymam geriye,
Aramızda şahit olsun Allah’ım.
Yaşattığın günler bana hediye,
Aramızda şahit olsun Allah’ım.

Günümüz geçmesin seninle dargın,
Bu gönül kalamaz bir tek gün kırgın,
Kim kime ihanet ederse bir gün,
Aramızda şahit olsun Allah’ım.

Seninle yaşadım en tatlı anı,
Bilirsin ömrümün en güzel yanı,
Uğruna söz verdim bu tatlı canı,
Aramızda şahit olsun Allah’ım.

Onur olsun bize uğruna kavga,
Kuş bile beklemez yuvasız dalda,
Bilirsin yaşanmaz tek yanlı sevda,
Aramızda şahit olsun Allah’ım.

G. DÜŞENLER

…**UNUTAN YÜREĞİN…

24 TEMMUZ 2014/PERŞEMBE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

UNUTAN YÜREĞİN

Yeni bir sabaha merhaba derken,
Gözlerin ufukta çakılı kalsın.
Mutlu geleceği hayal ederken,
Umarım her şeyin yıkılıp kalsın.

Zaman aşıp gider ardına dönmez,
Temenni etmekle acılar dinmez,
Sanma ki korkular çevrene sinmez,
Unutan yüreğin sıkılıp kalsın.

G. DÜŞENLER

…**KENTİNE UĞRADIM…

23 TEMMUZ 2014/ÇARŞAMBA

 

 

 

 

 

 

 

 

KENTİNE UĞRADIM

Seni sokak sokak aradım durdum,
Kentine uğradım her akşamüstü.
Bütün zamanları ben sana kurdum,
Kentine uğradım her akşamüstü.

Gördüğüm herkesi benzettim sana,
Bu kadar eziyet yazık insana,
Hoşça kal dediğin günden bu yana,
Kentine uğradım her akşamüstü.

Alışkın değilim ben yenilgiye,
Ömrümü adadım sana sevgiye,
Belki de bir daha görürüm diye,
Kentine uğradım her akşamüstü.

G. DÜŞENLER

…**KÖLEN OLURUM…

22 TEMMUZ 2014/SALI

 

 

 

 

 

 KÖLE OLURUM

Seviyorum desen bir kez gönülden,
Sevdana kul köle; olurum senin.
Kurtarırsın beni yalnız ölümden,
Sevdana kul köle; olurum senin.

Hayat acımasız kalleş ve nankör,
Bendeki bu saf aşk doğduğumdan kör,
Yemine gerek yok kal yaşa da gör,
Sevdana kul köle; olurum senin.

Yaşamamız için sevdan yetecek,
Yuvamız olacak baca tütecek,
Kaç mevsim geçse de yıllarda tek tek,
Sevdana kul köle; olurum senin.

Hasrete adanan ömür son bulsa,
Umudun kentine yolculuk olsa,
Mutluyum dedikçe gözlerin dolsa,
Sevdana kul köle; olurum senin.

G. DÜŞENLER

…**ÖLDÜĞÜN NEFES…

21 TEMMUZ 2014/PAZARTESİ

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖLDÜĞÜN NEFES

Bekledim bir mektup bu yana uçsun,
Getirsin ki posta; sana geleyim.
Ya da bahar olsun çiçekler açsın,
Alayım bir deste; sana geleyim.

Sanma ki birine bir meyil ettim,
Gurbette aşkımla davalı ettin,
Tuttun sevdiğimi bana söylettin,
Duyduğum son seste; sana geleyim.

Raif ARAS’ını derde bandırdın,
Bir iki güzel söz; dedin kandırdın,
Hasret ateşine attın yandırdın,
Öldüğün nefeste sana deleyim.

G. DÜŞENLER