19 TEMMUZ 2014/CUMARTESİ
_ “ İçerisi göz alabildiğince zifiri ve ben zil zurna sensizlik mirasımlayım…”
20 TEMMUZ 2014/PAZAR
_ “ Giden gençliğim gibi ol. Kıymetini bil. Ben gitseydim acaba…”
G. DÜŞENLER
19 TEMMUZ 2014/CUMARTESİ
_ “ İçerisi göz alabildiğince zifiri ve ben zil zurna sensizlik mirasımlayım…”
20 TEMMUZ 2014/PAZAR
_ “ Giden gençliğim gibi ol. Kıymetini bil. Ben gitseydim acaba…”
G. DÜŞENLER
18 TEMMUZ 2014/CUMA
ALIN YAZIMSIN
Beyhude zaman yapma, yaşadığım dünümü,
Sallama bir zembilde acı etme günümü,
Bir dua var dilimde; gönlüne yalvararak,
Kal diyor paylaşalım; yarınlarda ömrümü.
Fırtınalar kopardın yaşadığım duygunda,
Her şey yeni başlasın bitti dediğin anda,
Bir dua var dilimde; gönlümde giderayak,
Gitme diyor kendince; bir vakitsiz zamanda.
El izlerim duruyor taşıdığın bedende,
Mutluluk bir kokudur hoş kokmaz ki her tende,
Bir dua var dilimde, gönlümü bana bırak,
Göreceksin ne kadar; mutlu olacak bende.
Sakın beni bırakma buralarda benimle,
Yıllardır hep söyledim en büyük yeminimle,
Bir dua var dilimde, gönlüm seni katarak,
Alın yazımsın dedi; otur kendinle dinle.
G. DÜŞENLER
17 TEMMUZ 2014/PERŞEMBE
GELİN
Bir davul bir zurna sesi,
Kaç düğünü,
Kaç asker uğurlamasını,
Ya da kaç sünnet çocuğunu hatırlatır…
Doğrusu; her davul zurna sesi,
Gelişini hatırlatır…
G. DÜŞENLER
16 TEMMUZ 2014/ÇARŞAMBA
NEDENDİR
Gönül bağlarını kopardın birden,
Hayatıma kastin nedendir güzel.
Sergerde olmuşken sevda derdinden,
Hayatıma kastin nedendir güzel.
Bakmadın aşkından düşen yaşıma,
Zehiri doğradın durdun aşıma,
Öldürdün zamanı geçtin karşıma,
Hayatıma kastin nedendir güzel.
Ben sana can dedim kıymet bilmedin,
Derdimi anlattım derman olmadın,
Aşığınım dedim gelip kalmadın,
Hayatıma kastin nedendir güzel.
Sana söylemiştim yerin hiç dolmaz,
Böyle bir gönül bu; iflahı olmaz,
Sevmenin zamanı ve yaşı olmaz,
Hayatıma kastin nedendir güzel.
G. DÜŞENLER
15 TEMMUZ 2014/SALI
POTPORİ
Havva’nın kızları tutmaz yerini,
Gönül gülşenim de; sen lalezarım.
Topladım yabanı ilaç olmadı,
Göklere ulaştı yar; ah-u zarım.
Yoluna baş koydum tükendi sabır,
Aşkına meftunum; candan bizarım.
Seni benden çaldı yaz hazan ve kış,
Üç mevsim yoksan da; sensin baharım.
Bir gün otur dinle anla halimden,
Yoksa bu halimi; Hakk’a yazarım.
G. DÜŞENLER
14 TEMMUZ 2014/PAZARTESİ
ÜÇ BEŞ GÜN
Halkalar büyümezmiş akıp giden bir suda,
İsyankâr ruhlar vardı; şimdi hepsi asude,
Hayat üç beş nefesmiş, üç beş adım üç beş gün,
Kendimizi unuttuk; kurduğumuz pusuda.
Sorup durma zamanı sen kirlettin her şeyi,
Karanlığa mı attın o bir anlık neşeyi,
Hayat üç beş nefesmiş, üç beş adım üç beş gün,
Öldürenimiz tetik; hiç suçlama fişeği.
Keyfince büyüyorsa içime düşen yara,
Dokunduğun karede dönüşür intizara,
Hayat üç beş nefesmiş, üç beş adım üç beş gün,
Sensiz yolculuk başlar; yaklaşan intihara.
Her geliş bir gidişin; aslında habercisi,
Gerdan güzel değilse kıymetsizdir incisi,
Hayat üç beş nefesmiş, üç beş adım üç beş gün,
Ne fark eder severken; beyaz ya da zencisi.
G. DÜŞENLER
12 HAZİRAN 2014/CUMARTESİ
_ “İlkbahara hasret bir sonbahar var yüreğimde. Umutlarım yeşermeyi bekliyor…”
13TEMMUZ 2014/PAZAR
_ “Hiçbir hikâyenin asla sonu gelmez. Anlatan da kendinden bir şeyler katar; dinleyen de…”
G. DÜŞENLER
11 TEMMUZ 2014/CUMA
ALIP GİTMELİYİM
Alıp gitmeliyim kendimi,
Bütün arzularımı kefenlemeli;
Duyguları savaşa hazırlamalıyım.
Yalnızlık şehrine götürmeliyim kendimi,
Her şeye boş vermişlik edasında;
Yanarsa yansın dünya demeliyim.
Kimsesizler şehrine oturtmalıyım kendimi,
bir ben olmalıyım orta yerde;
Seslenmemeli ardımdan sensizliğim,
Alıp gitmeliyim kendimi…
G. DÜŞENLER
09 TEMMUZ 2014/ÇARŞAMBA
HÜZÜN EMZİRMİŞ ANNEM
Ben kelimelerin aklına uydum;
Hangi göğün altındasınız melekler,
Sokaklarıma teğet mi geçiyor ayaklarınız.
Kan beynime sıçradı,
Patlayacak şahdamarım…
Dudaklarımda acı bir tebessüm,
Göğsüme iliştirilmiş bir sancı;
Yıllar acılarıma eşit dururken,
Yaşanmadan tükendi bütün masallar…
Kendime baktım gün ağarırken penceremde,
Buruktu gülüşlerim esmer ve kimsesizdi.
Bütün bakışlar yüreğimi kanattı,
Sensizliğin adı; derin bir yalnızlıkmış.
Yavaş yavaş ölürken insanlara,
Acılı dünyaların avazıdır martı çığlıkları…
10 TEMMUZ 2014/PERŞEMBE
Hasret yüzüme vururken rüzgâr gibi,
San ki geceyi yoksul koyunlarda ağırlamışım.
Beyaz kış geceleri ve ince bir karda,
Geceye bıraktığım gülücüklerin;
Sözcükleri yaralı…
Yokluğuna ağır aksak bir şarkı var dilimde,
Yoksul zamanların kıyısında dinlenirken;
Bilmem ki,
Hangi sevdaya misafir gitmeli.
Çoğaldı acılarım güneş öpünce alnımdan,
Nakışlamıştım gülüşünü gökyüzüne;
Güzel teninin manası ellerimde…
Sürüklemek istedim kendi yalnızlığıma,
Girmeye çalışırken ölüm eşiğimizden…
Karanlık düşlerimden al da kurtar beni,
Yoksulluğun yüreğiyle öpüldü kaderim;
Düşün çölün susuzluğunu ne alır ki…
Çocukluğumun,
Hatırlayamadığım bayram mutluluklarında,
Gidip gömülememek var karanlıklara.
Yazgıma karşı çıksam ne çıkar;
Hüzün emzirmiş annem yıllarca…
G. DÜŞENLER
07 TEMMUZ 2014/PAZARTESİ
HİKAYE
Uyumak için masallar vardı,
Hani ezeli rakiplerin hiç bitmediği;
Çocukluğun uyku kilidi.
Uğur sayılan nallar; örümcekler,
Nazarın cam bardaklarda ölmesi;
Sabah ezanlarında uyanmalar…
Gün doğumunda çay içmek babayla;
Tarlaya işe gitmeler,
Gün dönmeden caymalar vardı…
Beyaz yakalıklı siyah önlük devri,
Kâğıda kaleme alışmaların serüveni;
O gün bu gündür kalem elde…
08 TEMMUZ 2014/SALI
Bazen söylenenleri yazdık,
Bazen acılarımız;
Kimi zaman mutlu sonlu mektupları,
Oy vereceğimiz partinin adın;
Sonra iş başvurusu derken makama,
Dilekçeler yazdık,
Birçok başlıkta hem de…
Tepemizden geçen mermilere inat;
Ölüme meydan okumalar yaşadık…
Hala masal anlatıyorlar,
Yoksulluğumuzun tarlasına inançlarımızı ekerek;
Acılara inat nasılda ayakta tutarlardı,
O düş yüklü bedenlerimizi…
Bir dipçikte ezilen,
Korkudan boğazda yutkunma zorluğu;
Erken yağmur yemiş yaprak misali,
Yol arkadaşımız yalnızlığımızdı…
Bir vesikalının peşinde,
Düşlerini yaşamadan özgürlüğün;
Hala hikâye anlatıyorlar.
Geçti Bor’un pazarı,
Anlatılanlar;
Çocukluk masalları gibi uyutmuyor…
G. DÜŞENLER