21 HAZİRAN 2014/CUMARTESİ
_” En çaresiz zamanım; hayallerimin seninle dolu olduğu andır…”
22 HAZİRAN 2014/PAZAR
_” İçimde fırtınalar birbirini boğuyor sessizce. Pusu var…”
G. DÜŞENLER
21 HAZİRAN 2014/CUMARTESİ
_” En çaresiz zamanım; hayallerimin seninle dolu olduğu andır…”
22 HAZİRAN 2014/PAZAR
_” İçimde fırtınalar birbirini boğuyor sessizce. Pusu var…”
G. DÜŞENLER
19 HAZİRAN 2014/PERŞEMBE
KIYMETİ UNUTTUK
Sabah yediverenleri koklardık,
Çamurdan ağaç örtmeli evlerin bahçesinde;
Gıdaklayan tavuk sesleri karışırdı birbirlerine,
Komşu; eğreti duvarın üzerinden,
Lavaş ekmeği uzatırdı sımsıcak.
Herkes herkesin sesini duyardı,
“ Beni duyan var mı” kaygısı yoktu.
Tanır bilirdi birbirini herkesler,
Komşu yetmez mahallenin derdini bilirdi;
Dertlilerle hemdert olurdu,
Ayrı gayrı yoktu…
20 HAZİRAN 2014/CUMA
Gün geldi grilikler el koydu ömrümüze,
Mayamız; topraktan uzaklaştık.
Çok katlı evler çoğaldı yanı başımızda,
Komşularımızın;
Komşuluklarımızın yokluğuna bedel.
Esaretin adı lüks oldu
Ve fişi çekilince duran;
Zamanlar girdi hayatımıza…
Bazen kum gibi yağdı üstümüze,
Bazılarımızın;
Üstüne devrildi gri bedenler.
Böğrümüze battı düş kırıkları gibi;
İncittikçe incitti canımızı…
Lüksümüz korkumuz oldu,
Yumru yumru doldu ağzımıza kaygılarımız;
“Beni duyan var mı” diyemedi sevdiklerimiz…
Ölüm erken mi geldi dersiniz;
Biz mi hazırladık sonumuzu…
Unuttuk ekmek uzatanı,
Kuruttuk kapımızdaki yediverenleri…
“Ölen kim” demenin manası yok artık,
Biz insana kıymeti unuttuk…
G. DÜŞENLER
18 HAZİRAN 2014/ÇARŞAMBA
NOKTA
Ölüm her can yakışmaz,
Öyle derdin ya;
Bilirsin…
Bir ilki yaşat bana,
Yaşadıklarımızı ukdelerimizi yaz;
Hayatımı anlatan kalem ol.
Yaz anlat gönlünce,
Sonra otur başucuma;
Bir dua oku.
Veleddallin’in ardından,
Hayatımın sonuna nokta koy…
G. DÜŞENLER
16 HAZİRAN 2014/PAZARTESİ
KENDİME KIZIYORUM
Biliyorsun aslında,
Yağmurlarda neler çektiğimi.
Her yağmur yağdığında üzülürüm,
Gözyaşlarını hatırlarım;
Gidişin gelir aklıma.
Nedamet dolu bakışlardaki hüznü unutamıyorum,
Pişmanım diyememiştin…
Her yağmur yağdığında ağlarım,
Yürürüm sessiz sedasız;
Bıraktığın gibi yalnız yapayalnız,
Gözyaşlarıma yağmur karışır…
17 HAZİRAN 2014/SALI
Bilirsin;
Ne selleri suları düşünürüm,
Ne de bakıp geçenleri;
Diyemediğin gelir aklıma,
Bulutlarla çıka gelesim tutar;
Senin kentine. Sana…
Belki de duymaya cesaretim yok diyeceklerini,
Olmazları sevmem ki;
Ya daha çok üzülürsem diyorum.
Dilenci bile aynı kapıya yılda iki kere gitmez,
Ben her gün kapındaydım.
Merhamet dilenmedim,
“ Lütfen sev beni” demiyorum sana,
“ Beni sevebileceksen sev” diyorum…
Olmaz biliyorsun,
Kapılardan kovulacak yaşta değilim,
Sevmek umuduna sarılmışken ardından;
Bıraktığın gibi yalnız; yapayalnız…
Kesmeden ümidimi yarınlardan,
Sevmenin bedeli bu olmasa gerek diyorum;
Yağmurlu bir pazar akşamı,
yalnız yapayalnız;
Durup kendime kızıyorum…
G. DÜŞENLER
14 HAZİRAN 2014/CUMARTESİ
_” Alın yazımda bölünmüş paramparça hatırasın…”
15 HAZİRAN 2014/PAZAR
_” Benimle mutlu olunmaz. İşte bunu anlatamıyorum…”
G. DÜŞENLER
12 HAZİRAN 2014/PERŞEMBE
BULUŞMA
Yüreğimin kıyılarında,
Buluşma gemileri var.
Deli taylar ürkekliğinde zaman,
Tepemde siyah yağmur bulutları;
Dudaklarını anlatmaya arala…
Gözümden düşen her damla,
İçimde söndürülemeyen yangın kokusuna sebep oluyor…
13 HAZİRAN 2014/CUMA
Yağmura düğümlenme yaşarken,
Debelenen sancıları başıboş bırakma;
Neler duymadın neler ardından,
Toplu firarların akıbeti acı oluyor sonra…
Bitmeyen cümlelerde,
ölümlere gebe düşler anlatılır.
Sonra ince hüzünler,
Gözyaşlarından tutunma halatları;
En derininde gözlerinin rengi,
Aşka ıslanmış mendil gibi…
Seni hatırlamak ilk günden,
Sonra düşman ikizleri bir araya getirmek;
Korkunç bir düşünce misali,
Yüreğe açılan bir kara delik;
Aşkın başka dilde anlatımı…
Bir gönül kıyısında buluşmak,
En derin gözlerde ölmelerin ardından;
Tutup her şeyi gömmek lazım sevince,
Yutkunamadığım hasretlere inat;
Bu uzun yolculuk öncesi…
Zamansız gelmelerdir sevdalanma,
Anladım;
Buluşmalar kaçmalara has,
Gözlerin yakalanışında…
G. DÜŞENLER
11 HAZİRAN 2014/ÇARŞAMBA
ŞAİR SEVİYOR
Mısralarımı ziyan etme,
Ömrüm gibi boşa gitmesin.
Seni anlatır,
Sen varsın kelimelerde;
Sanadır hepsi.
Sesinin titreyişini bulacaksın;
Bende kalan kokun gizli iki satır arasında,
Şairce yazılmış mısralarım…
Şiiri sev,
Şair zaten seni seviyor…
G. DÜŞENLER
09 HAZİRAN 2014/PAZARTESİ
HÜZNÜ SIRLADIM
Hüznü sırladım; anlamayan göremez,
Zaman iki de bir niyetini bozsa da.
Kızmadan yaşamak zamana;
Ya da şakalardaki aklara bakarak,
Kendi öfkemi söndürenim…
Ömrüm hazan zamanında,
Alt üst olur anılar;
Ardından arkada kalan gözler olur.
Her bulut bir çift göz taşır san ki,
Sırrını sağlayamadığımız zamanda ağlar.
10 HAZİRAN 2014/SALI
Ardı arkası kesilmez anlatıların,
O zehir zıkkım olan yaz aşklarının.
Gündüzün; bir gecenin ardından gelişi var,
Bir de ömrün; kalkmayan yatağı gibi dönüşü…
Sabahların en kahırlı zamanlarıdır;
Gidenlere gelenlere alışmaya çalışmak…
Aklın topunun kaçtığı andır;
Olanlara meraklanmak,
Ardından dünkü aşkın meyveleri ellerde;
Sade ve temizken…
Bir köşe daha dönüldü,
Duygu duraklarına gül bırakılarak;
Ardından hüzün sırlandı,
Utanmadan;
Zamana meydan okurcasına.
Her masal bir kahraman yaratır,
Zamanın seyir defterinde…
Herkes büyüdü bende,
Ben çoğalamadım kendimde;
Uçlarında dolaştım zamanın,
Atlarını çatlattı periler peşimden…
Zaman yatağına yatırdım dertleri,
Hem de sabahlar olmadan;
Hüznü sırladım görünmez…
G. DÜŞENLER
06 HAZİRAN 2014/CUMA
CELLADIMI ARIYORUM
İsalar geldi aklıma; Nesimiler geldi,
Uzun yaz günleri güneşi.
Çöllerin susuz ve sonsuzluğunu düşündüm,
Seni çarmıha gerdim defalarca…
Faili meçhuller geldi aklıma; tetikçiler geldi,
Uzun namlulu suikast silahları.
Gecelerin siyahını ve sessizliğini kolladım,
Binlerce mermi döşedim bedenine…
Gidenleri düşündüm; ardına bakmayanları,,
Uzun geceleri süsleyen yalanları.
Özledim ellerdeki kınaların kokusunu,
Adının üstüne kaç çizgi çektim bilmiyorum…
Hızlandırmadım kaçışlarımı; prangalardayım,
Uzun zamandır öldüremedim seni.
Geçirdim boynuma verdiğin acılı ipi,
Celladımı arıyorum…
G. DÜŞENLER
05 HAZİRAN 2014/PERŞEMBE
AYRILMA
Gözle görülmeyen sevgiler gibi,
Zıtlıklarla uğraşıyorum.
Ölçüsünden kaçık çıplak ayak,
Manasından ağır kokan cümle;
Zamana yenik düşmek var,
Suça bakan renkleri severken…
Cinneti bilmez yüreğim,
Ben Cehennem de; Cehennem bende zaten.
Kuytularda dururken pişmanlıklarım;
Üşüyen bedenleri örtsün istiyorum,
Yırtılan gökyüzü…
Ayaklar yerin tavrını bilmez,
Bir uzun yolculuk öncesi;
Üstelik ağırlığımca yorgunum,
Hayat denen dairede…
Eşine rastlamak yok dünden kalmaların,
Sende çoğalan sevgi var yarım yamalak.
Zaman sabırsızlıktan çürürken,
Tükenen yolun sonunda;
Görmezden gelmekte lazım bazı şeyleri.
Birkaç anı sığdırabilirken birlikteliğe,
Oturup ağıtlar yaktım…
Kendine geliştir ölümleri görmek,
Daha fazla gitmemek adına;
Mezar taşıma tutundum,
Zamanın ayaklarını kırdım…
G. DÜŞENLER