…**AFORİZMA 2014/26…

05 TEMMUZ 2014/CUMARTESİ

 

_ “Hayat hep naz edip duruyor. Bir gün Azrail’in peşine takılıp gittiğimde yokluğum da yok olacağını düşünemiyor…”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

06 TEMMUZ 2014/PAZAR

 

 

_ “ Beni severek uyuttuğun gecelere gidelim. Yalnız geceler içimi incitiyor…”

G. DÜŞENLER

…**DEM TUTSUN…

04 TEMMUZ 2014/CUMA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DEM TUTSUN

 

Aslında anlatmıştım sana hoşça kal derken,
Yüreğinde dem tutsun bakışların nefreti.
İçine kan damlasın başkasına gülerken,
Umudunda dem tutsun; ayrılığın illeti.

 

İçine zehir olsun damla damla her halin,
Senin boynunda kalsın benim sevda vebalim,
Hep yakanda olacak; iki dünyada elim,
Hayatında dem tutsun; sevgili ihaneti.

 

Beddua eder durur; bu gönül sana kırgın,
Anlayacaksın elbet; sen de hatanı bir gün,
Uzayınca zamanın saçı sakalı her gün,
Gözlerinde dem tutsun; uzakların hasreti.

G. DÜŞENLER

…**KIRÇILLAŞAN DÜŞLER…

03 TEMMUZ 2014/ PERŞEMBE

 

KIRÇILLAŞAN DÜŞLER

 

Kızıllığı alabildiğince artmış;
Sarıdan kurtulmuş gün,
Uzun uzun geceler gelecek ardından;
Ağıtlar yakmaya başlayacağım.
Sana açılamadığım günlere;
Gizli gizli sevdiğim,
Seni sakladığım,
O yürek yakan saatler başlayacak…

 

Beni incittikçe ağladım,
Kıyılarında sevda nöbetlerine bıraktın geceleri;
Yeniden notalara dökeceğim duygusal heceleri,
Artık sen de sevildiğini biliyorsun…

Acılarım ifadesidir güldüğüm;
Ağıt yakışmaz diyenlere…
Giderken buralardan;
“Kendine iyi bak” demekle yetindin…

 

Anla ki anlatılan sen yoksun kitaplarda;
Yalvarmalarına götürme yalancıların,
Ağlamalarına ısmarlama bulutların.
Gelmeyeceksen buralara,
İçinde ben olmadığım sevdalar senin olsun;
Senin yalnız olduğun saatler yeter bana…

G. DÜŞENLER

…**KAYGI…

02 TEMMUZ 2014/ÇARŞAMBA

 

 

 

 

 

KAYGI

 

Tırnak izlerinden sızan kandandır;
Soluk benizli oluşum.

Düşmanca düşlerine sakladım,
Tedavülden kalkmış yaralarımı.
Beynimde yer eden düşünce;
Bir kenarda bekleyen sancı gibi…
Kasıtlı sözlerin,
Sessizliğinden beslenen yaralar misali;
Akşamüstü gezmelerini seviyor…

Yüreğimize bulaşan anılardan,
Unutamadığımız hatıralara ulaşırız.
Uykularımızı bölen korkularımız var;
Kurtulamadığımız ve kopamadığımız…

Dünden kalma acılarım,
Göstermeye niyetleniyor;
Olup bitenlerden bana kalanları.
Zamana bölünme korkum;
Özgürlüğünü ispat etmekte kararlı…

G. DÜŞENLER

…**UMUDUN YAŞAMASINA…

01 TEMMUZ 2014/SALI

UMUDUN YAŞAMASINA

Sabahın serinliği var yanımda,
Bir de yavaş yavaş yüzünü gösteren güneş.
Karanlık sinerken köşe bucak,
Bir çay getiriyor kahveci.
Ayaklarım yere basıyor aslında,
Ama yüreğim kanatlanmış gibi…

 

“Gelin kahvaltı yapalım; buyurun,”
Yan masaya dönüyorum.

Tırnaklı uzu pide, otlu ve çay;
Hepsini daha güzel gösteren tebessümler.

Besmele çekiyorum lokma alırken,
Hep bir ağızdan “Afiyet olsun” diyorlar.

Sonra “Sıbe e” diyor pejmürde giyimli bir genç;
Lokma yapıp veriyor oturanlardan biri.
Bize has,
Bizde anlamlı;
Bizim ortak paydamız,
Dahası “Yalnız değilizin” anlamı bu,
Lokmamızı bölerek yeriz…
Dünyanın kahrına inat,
Kendilerinden bile sakladıkları acıya inat;
Umudun yaşaması için,
Depremin yıl dönümünde yaşananlara karşı;
Ellerini şükür duasına kaldırıyorlar…

G.DÜŞENLER

…**OKŞASIN…

30 HAZİRAN 2014/PAZARTESİ

 

 

 

 

 

 

OKŞASIN

Mevsimleri düşün;
Güzellikleri görürsün düşlerinde.
Baharında kırmızısını yeşilini,
Harmanını görürsün ekinin yazında,
Ölüm sarısı yapraklar uçuşur sonbaharında.
Bir başkadır kışın tadı;
Yok oluş mu, salık mı bilirsin…

Bütün mevsimlerde rüzgâr eser,
Eserken bir okşayışı var sorma.
Aslında en güzel esiş Kardelen’edir,
Baharı müjdelerken karların inadına…
Kardelen değilim belki,
Asiyim onun kadar;
Uğruna isyanlarda…
Bir ıslık bırak sen de;
Okşasın yüzümü rüzgârlarda…

G. DÜŞENLER

…**AFORİZMA 2014/25…

28 HAZİRAN 2014/CUMARTESİ

 

_”Her gün küsüp gidiyorsun deme. Aklın bende kalsın diye öyle yapıyorum…”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

29 HAZİRAN 2014/PAZAR

 

_ “Bütün ümitler hayalinle beslenir. Öylesine sevdim diyemem. Haksızlık olur…”

G. DÜŞENLER

…**GELİRSİN BELKİ…

27 HAZİRAN 2014/CUMA

 

 

 

 

 

GELİRSİN BELKİ

Yaprakları büyümeye başladı yediverenin,
Domura duracak yakında;
Baharın müjdecisi olacak…
Güller açınca kokusunda kaybolacak,
Bülbülün gözyaşı düşecek üstüne…
Bir hoyrat; harda uyanacak,
Kanayacak parmakları yüreğim gibi…
Bir elden bir ele gezince gül solacak,
Yalnız bırakıp gittiğin yüreğim gibi…
Gül; yeni yeni baharlarda yine yeşerecek,
Yaprak, domur, bülbül yine buluşacak;
Kanayan yaralı yüreğim beklesin…
Kaşı gözü yerinde; esmer,
Sarı saçlı, mavi gözlü;
Buğday tenli; kumral olsan fark etmeyecek.
Umut garip için var oluştur;
Gelirsin belki,
Seven yüreğim yaşar mı bilmem…

G. DÜŞENLER

…**GÖZLERİNDE…

25 HAZİRAN 2014/ÇARŞAMBA

 

 

 

 

 

GÖZLERİNDE

Gri puslu akşamlar yaklaşıyor yanıma,
Usul usul;
Alevlerin kendini okşaması gibi.
Aklınca öç alıyorlar benden,
Giden mevsimlerin yasını anlatıyor…
Sana olan sevdamı kundaklamış gibiyim,
Dudaklarımda ıslık; yorgunum.
Olsaydın yanımda tutsaydın ellerimi;
Sıkıntılı gece; ellerini omuzlarıma koyarken,
Dizlerimin dibine çöker ağlardı zamanlar…
Yüreğimin sana menzilini bilirim,
Herkes herkese bundan böyle;
Bu ayrılık dikiş tutmaz artık…
Yalnızlığında mavi sular kayboldu;
Tenine sindim ateşten kelimelerle,
Kendimi senin ateşinle yaktım…

 

 

26.HAZİRAN 2014/PERŞEMBE

 

 

 

Gözlerimi diktim anıların kapanmayan yarasına,
Sonra;
Gecenin yüreğini yüreğinde yakmak istedim,
Gördüm ki gecenin ateşi düşmüş;
Sabahı sıtmalı bir hasta gibi döndüm…

Geçip gidiyor herkes,
Terk ediyor sokakları çocuklar;
Kanla sulanırken arka bahçelerde aşk,
Acılarımı taşıdım gölgelere sabaha doğru…

Gitmek gerekti;
Yaklaşırken akşam bu kente;
Göç yollarında beni beklerken anılar,
Yıkık bir kent oluyor beden ayrılıklarda…
Yoksul bir aşk benimkisi;
Önce düşlerimde vurulmuşum,
Yalnızlık kokuyorum.
Gözlerinde gurbet kokanım benim;
Ne vardı yani,
Denizlerin kaybolan maviliğini
Yakalasaydım gözlerinde…

G. DÜŞENLER

…**YANIMDA OLSAN…

23 HAZİRAN 2014/PAZARTESİ

 

 

 

 

 

 

 

YANIMDA OLSAN

Hafiften bir yağmur başladı,
Erken indi karanlık.
Bulutlar kapatınca güneşin yüzünü,
Kasvetli oldu gecenin gelişi…
Anlaşılan uzun olacak gece,
Beni alıp götürecek yine;
Yaşayamadıklarım, yapamadıklarım ve sensizliğim.
Sabaha çok var daha,
Seni çizmeliyim düz duvarlara,
Konuşmalıyım uzun uzun sessizce.
Anlatamadıklarımın yorgunluğuna,
Yaşayamadıklarımın pişmanlığı karışır.
Sensizliğimin adı olur yalnızlık,
Uzun gecede…

24 HAZİRAN 2014/SALI

 

 

 

Dönüp durdukça huzursuzluğum artacak,
Ardından;
“Erkek adam” yasakları gelecek aklıma.
“Ya sabır” diyeceğim defalarca,
Ağlamamaya…
Karanlıklar kelepçem,
Gece işkence odası,
Yağmurlar mengene,
Yalnızlık iç kemiren kurt gibi;
Yüreğime asılı mermiler misali anılarım,
Hep seni hatırlatan;
Hep sana ait.
Kopacak olsa birisi yüreğim yaralanacak,
Belki de kapanmaz olacak,
Uzun gecede ölüp gideceğim yapayalnız;
İç kanamalarda.
Oysa reva değil bunlar,
Yanımda olsan;
Ellerimden tutsan,
Ya da başımı dizine koyup uyusam;
Uyansam sabah ezanında olmaz mı…

G. DÜŞENLER