…**İ H A N E T…

İHANET

Koşturdum ardından boşa yoruldum,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.
Yükseklerde uçtun; engin duruldun,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.

Madem gidecektin deseydin başta,
Umudumu yıktın gittin bu yaşta,
Üşüyor yüreğim sol yanım boşta,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.

Koştumda ardından vermedim mola,
Düşürdün sen beni gör halden hale,
Değiştin dünyalık beş parça mala,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.

Beddua ederim; yaşım akanda,
Gece kabusunum elim yakanda,
Bir dünyayı yıktın koydun ardında,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.

Koşarken saymadım zoru zahmeti,
Göz yaşının sende yokmuş kıymeti
Hiç kabul edemem; bu ihaneti,
Benim ah-u zarım sana kalmasın.

20.06.2000raifaras
(Bestekar Kadir PAPAĞAN’ a gönderildi. 19.01.2014)

10 ŞİİR ANTOLOJİSİNE GÖNDERİLDİ

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

GS.1

…**İHANET…(YAZI)

İHANET

Belki dün. Belki bugün. Belki de yarın duymuş ya da duyacağımız en ağır, acı ve hüzün veren kelimedir ihanet…

Yaşanılan toplum, içerisinde her şey insanoğlunun emrinde; ona faydalı bir mekanizmayla yaratılmıştır. Gözler; dünyaya açılan iki penceredir. İyiyi görmek istersek; iyiyi, kötüyü görmek istersek kötüyü görürüz… Bu bakışlar bizim ruh halimizi en iyi şekilde açıklayan şahitlerimizdir. Yüzümüze bakıldığımda; düşüncelerimizi bakışlarımızda yansıtırız. Karşımızdaki; yetişkinse bunu anlar ve susar. Tabi ki çocuklarda…

İnsanların birbirlerine güvendikleri,toz kondurmadıkları, dahası; yakıştıramayıp; ummadıkları hareketler de vardır. Ama; bu hareketi görmemek için kişi kendini kandırır; görmezden gelir.Bu; karşılık beklediği bir duygunun sonucudur. Aksini düşünmek bile istemez.

Bireyler sosyal çevre,siyasal ortam ya da duygusal bir yaklaşım içinde olabilirler. Sosyal çevre; siyasal ortam değişebilir. Lakin; duygusal yaklaşımların akibeti çok önemlidir. Ümitlendirme dediğimiz halin sonrasında üçüncü birinin varlığı öldürücü bir altın vuruş olabilir. Arada fazlaca bir bağlanma olmamışsa bile; ümitlenmenin sonucunda görülen manzara; akla hemen ihaneti getirir. Bedenen birinde; ruhen bir başkasında olmak; çokta kabul edilir bir olay değildir. Toplumumuzda yok mu? Var.Hem de alası var.

İhanet; doyumsuzluğun, yani inanç zayıflığının bir  göstergesidir. İnanan bir insan; inanç değerlerinin dışına çıkmaz. Ölene kadar, hastalıkta ve sağlıkta beraberiz dedikten sonra geri dönüşü asla düşünmemeli. Toplumsal ve bireysel yasaklarımız vardır. Bu çerçeve keyfi konmamıştır. Söylenen her söz, yazılan her yazı bir tecrübenin sonucudur. Bende olunca “şaka” , başkasında olunca “kaka” diye bir kural yoktur. Bakınız; yeni öğretmen olduğum yıllarda yaşadığım bir olayı anlatayım. Örnek babında. “İlçemizde panayır kurulmuştu. İçinde bir de sihirbaz /falcı çadırı vardı. Birgün öğlen sonrası oralardaydım, üç kız arkadaş, hatta ikisi kardeş olan üç kız geldiler. Fal baktıracaklarmış. Dileklerini kağıda yazıp, dilek kutusuna attıktan sonra geçip oturdular. Kişilerin niyetlerini yazdıkları kağıtlar sırkaf denilen bir düzenek içinde; kişinin haberi olmadan  başkası tarafından okunup falcıya iletilirdi. Falcı da ona göre yorum yapardı. Bende çadıra girmiştim. Kızın; yazdığı yazıyı kuliste okudum. Aynen şöyle; – ( İsimler hayalidir) Toprak; duygularında samimi mi? Kaya beni seviyor mu? Bora bana evlenme teklif edecek mi? – diye yazıyordu dilek kağıdında. Tabi ki falcı bunları sırkaftan duyduktan sonra kıza bakarak: -Üçünü de unut. Onlardan sana fayda yok. dedi. “

Kısaca anlattığım bu olayı birebir canlı olarak yaşadım. Böyle; ayran gönüllü birinin ihanet etmemesi gibi garantisini kabul etmek saflıktır.

Toplumların  yaralanmasının nedeni budur!.. Çürümüşlük, kokuşma buradan başlar. Temenni ve dileğim; hiçbir insanın böyle olayı bırakalım da ; ihanet kelimesiyle karşılaşmaz. Akibetini düşünmek bile istemiyorum.

www.raifaras.com 20.06.2000

İPOTEKLİ BEDENLER

…**SONRA GELSEN…

SONRA GELSEN

Zaman geçti diyor duvar saatim,
Bundan sonra gelsen ne manası var.
Seninle güzeldi her gün her vaktim,
Bundan sonra gelsen ne manası var.

Ömrüme kazıdım; çileyi gün gün,
Ben bende yokum olmuşum sürgün,
İstedim yanımda kalmadın bir gün,
Bundan sonra gelsen ne manası var.

Yollarına baktım her gün her gece,
Hayalini sardım; yattım öylece,
Günler bana burda oldu işkence,
Bundan sonra gelsen ne manası var.

Zamansız düşürdün akları saça,
Beni ortak ettin; yaptığın suça,
Belki ecel gelir; vakti bir geçe,
Bundan sonra gelsen ne manası var.

wwwraifaras.com13.01.2009

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

GS.3

…**KADERİME ORTAK ETTİM…

KADERİME ORTAK ETTİM

Bir gülücük gördüm güzel yüzünde,
Kaderime ortak ettim bu yaşta.
Muhabbeti buldum üç beş sözünde,
Kaderime ortak ettim bu yaşta.

Tebessümlerine cesaret ördüm,
Oturdum bir süre kendime sordum,
Saklanan gizlenen; edanı gördüm,
Kaderime ortak ettim bu yaşta.

Pişmanlık yok artık dönmem geriye,
Seven gönül bakmaz; doğru eğriye,
Seni güzel günler; göresin diye,
Kaderime ortak ettim bu yaşta.

Hayatıma berdel; ettim savaşı,
Seni hayatımın yaptım sırdaşı,
Duyguyla akıttım her damla yaşı,
Kaderime ortak ettim bu yaşta.

wwwraifaras.com20.08.2008

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

GS.3

…ZÜLFİNAZ NENO…

ZÜLFİNAZ NENO

Gördüğümde daha çocuk yaştaydım,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.
Sofrayı kurardı; ben en baştaydım,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

Bir kere tanıyan onu unutmaz,
Herkesle ayakta san ki hiç yatmaz,
Besmele çekmeden bir adım atmaz,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

Diz çökmüş doğurmuş kaç oğlan kaç kız,
Çocukken güzelmiş derlermiş “Aykız”,
Dillerden düşmezmiş derler ya sakız,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

Simsiyahmış; şimdi kınalı saçı,
Aklına gelmezmiş tokluğu açı,
Sorsan hatırlamaz gün ayın kaçı,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

Sıktıkça dişini avurdu çökmüş,
Yılları yüklenmiş, beli bükülmüş,
Yüreği kendinden daha büyükmüş,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

Kızlara geline hiç iş kalmazdı,
Gelin kadar taze güldü solmazdı,
Yedirir içirir; geri durmazdı,
Eli öpülesi Zülfinaz Neno.

wwwraifaras.com24.09.1993

(2015 E Ekle)

…***GÜN BATIMINDA…S

GÜN BATIMINDA

Gün batımında,
Ayrı bir güzeldir Ege;
Ben seyrindeyim,
Koşu yolunda sabırlı oltacılar;
Üstünde boy boy gemiler,
Kuzeyinde alacaları ile Karşıyaka.
Ayağımıza sürtünen kedi gibi dalgalar;
Güzelyalıya açıldıkça,
Konak kıyılarına dokunup dokunup kaçıyor… 
Ege; çok şeylere şahit,
Acısıyla tatlısıyla çok şey yaşamış.
Sevdiği; sevmediği o kadar çok şey var ki bağrında;
Bel ki de anlatamadığı için bu çırpınışlar…
Benim gibi diyorum kendimce;
Demek istediklerim var,
Diyemediklerim öyle çok ki…
Ege çırpınır diyemediklerinden; ben yutkunurum,
Her karşılaştığımızda seninle…
Kelimeleri karışmış cümlelerim vardı, beni anlatan;
Anlatmak zordu; anlaşılmak zor,
Beni anlayamaman ondandı bel ki de.
Ege içindekilerini atamıyor;
Ben de söyleyemiyorum biliyor musun…
Geçti artık; farketmez, beni anlayamaman;
Ölüme davetiye oldu gönül sancısı,
İniltiye dönüştü konuşmalarım…
Zamanla boğuşuyorum adeta,
Kalk desende kalkamam artık.
Sana düşkünlüğümü seyrediyor yanımdan geçenler.
Dalgalar kıyılara vurdukça,
Benim sol yanımda ağrılarım artıyor.
Herkeslere anlattım seni,
Bir sana anlatamadım;
Benimle mezara gelecekleri…
Anlamanı diliyorum.
Diyorya ;Ercan TURAN:
“”Şimdi bir başkasına anlatırken acıyorsa için,
   Ve derin bir kesikten ibaretse titreyen sesin…
   Aşktı o…
   BİLESİN!..””

raifaras.com 07.04.2018

YELKOVAN

 c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

…**UĞRUNA ÖMÜR ADADIM…

UĞRUNA ÖMÜR ADADIM

Uğruna ömür adadım,
Görmediğim gün ağladım,
İhaneti anlamadım,
Seni zalim; zalim seni.
….Seni zalim; zalim seni,
….Nasıl aldattın sen beni,
….Nasıl affederim seni,
….Seni zalim; zalim seni.

Yıllarca hep saydım dostum,
Meğer ihanetmiş kastin,
Ben de artık sana küstüm,
Seni zalim; zalim seni.
….Seni zalim; zalim seni,
….Nasıl aldattın sen beni,
….Nasıl affederim seni,
….Seni zalim; zalim seni.

Ben giderken gurbet ile,
El salladın güle güle,
Ardımdan düşürdün dile,
Seni zalim; zalim seni.
….Seni zalim; zalim seni,
….Nasıl aldattın sen beni,
….Nasıl affederim seni,
….Seni zalim; zalim seni.

wwwraifaras.com29.10.2002

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

GS.1

…**YENİ YIL KARTI…

YENİ YIL KARTI

Odanda oturup neler düşündün,
Seni salak, aptal; geri zekalı.
Üste yalan dedin beni şaşırdın,
Seni salak, aptal; geri zekalı.  

Beni aldatırken kendin aldandın,
Dediğin yalana kendin inandın,
Kendini bulunmaz kumaş mı sandın,
Seni salak, aptal; geri zekalı.  

Üç beş söz demekle olunmaz alim,
Gözümün önünden gitmiyor halin,
Yeni arkadaşım çok aklı selim,
Seni salak, aptal; geri zekalı.  

Ben sana inansam gene yanarım,
Her yıl başı gelse; seni anarım,
Sanma ki “alo” der; seni ararım,
Seni salak, aptal; geri zekalı.  

wwwraifaras.com31.12.2011

GS.4

…**SİLDİM AKLIMDAN…

SİLDİM AKLIMDAN

Bu gönül severse; sevilir sandı,
Senin için benden geceler çaldı,
Seni yavaş yavaş sildim aklındam,
Elimde yaralı; yüreğim kaldı.

Sana haram olsun gece uykusu,
Kalmadı geçmişin dünün korkusu,
Seni yavaş yavaş sildim aklındam,
Bunu sen istedin; sensin suçlusu.

Benim çektiklerim bendini aştı,
Sevdan bela oldu bana  bulaştı,
Seni yavaş yavaş sildim aklındam,
Gözümde dünyanın rengi değişti.

Seni şah damarı saydım kendime,
Durup ses vermedin; şiirlerime,
Seni yavaş yavaş sildim aklındam,
Melekler üşüştü; şimdi kentime.

Ümitle yaşamak bana yetmedi,
Anılar dostluğu; asla kesmedi,
Seni yavaş yavaş sildim aklındam,
Ardından ufuklar yelken istedi.

wwwraifaras.com11 10.2003

c)Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin
kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

GS.1

…**DENEME…37

MUTSUZLUK UMUTSUZLUK

Birbiriyle bağlantılı ama çok uzak anlamlarda iki kelime.

Mutluluk; her zaman bulunabilecek, kaybedildiğinde tesellisi olan bir kavram. Ya umutsuzluk!.. Aman Allah’ım. Düşüncesi bile beni çıldırtıyor. Beynimi kemiriyor; kalbimi zorluyor.

Düşünüyorum da; geçmişe özlem bile olsa, çocukluk yıllarım baskın duruyor yüreğimde. Çocukluk bu. Çok küçük şeylerle de mutlu olunuyordu işte… Bazan; babasının tarla kenarına bıraktığı karpuz kabuklarından kağnı yapan çocuklukları düşünürüm. Bazan; dibek taşından oyuncak bebek yapıp oynayan kız çocukları gözümün önünden geçer. Ya da koca koca yamalı fistanlarıyla çeşme başında birbirlerine avuç avuç su serperken kahkahalara boğulan köy kızlarının mutlulukları tablo gibi yerleşirken tabiatın bağrına; nasıl kaçılır!.. Hele sofrada kaşık kaşık kardeşlerinin yemeğini aşıran kardeşlerin mutlulukları bir başka, görülmeye değer…İşte bunları düşünürüm. Geçmişin kalıntılarını düşünürüm. Mutlu olurum. Düşünüyorum da; umutsuzluğum olmamış hiç. Hani halk arasında,”bardağın dolu tarafını gör” diye bir darbı mesel vardır ya. Öyle yaşamışım. Zamanı iyi değerlendirmek, doğru kullanmak lazım. Yarının; ne getireceğini bilemeyeceğimizden, elimizdekileri iyi korumalı ve kaybetmemeliyiz.Bu bize yeter.

Umutsuzluk bana göre değil. Umudumu yitirirsem yaşayamam çünkü.Oysa ben; yaşamak istiyorum. Allahın bana verdikleri zaten; mutlu olmama yeter. Bunu her zaman ve her ortamda dile getirmekten kaçınmam. Yedi yaşında öksüz kalmama rağmen; mutluluğun paylaşımlarda olduğunu öğretti annem. Mutluluğun bir gün mutlaka beni bulacağına inanıyorum.

Mutsuzluk, bir gün yenilgiye uğrar. Fakat umutsuzluk; yenilgidir. Umutsuzluk ölümdür…

wwwraifaras.com15.08.1998

YARISI BENİM 1