İSYAN DEĞİL SÖZLERİM

” Her yarın bir umuttur. Umuda sahip çıkmak gerekir. “

İSYAN DEĞİL SÖZLERİM

İsyan değil sözlerim gönlümün acısından,
Söz verdim gidişinde; dönersen güleceğim.
Herkes bilsin susuşum hasretin sancısından,
Söz verdim gidişinde; dönersen güleceğim.

İsyan değil sözlerim bellidir duruşumda,
Seni bende duyarım kalbimin vuruşunda,
Nazlar beni yoracak dostların soruşunda,
Söz verdim gidişinde; dönersen güleceğim.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

KAHRIN AĞIR GELDİ

KAHRIN AĞIR GELDİ

Kahrın ağır geldi seven gönlüme,
Saçlarım ağardı o günden sonra.
Zaman yetmez oldu kalan sabrıma,
Saçlarım ağardı o günden sonra.

Gitmek için kalkıp adres sorunca, 
Sözden söze geçip gönül kırınca,
Hüzün esir aldı yalnız görünce,
Saçlarım ağardı o günden sonra.

Yalnız çekip gitmen beni bitirdi,
Yokluk bana acı keder getirdi,
Gece saçlarına sarıp yatırdı,
Saçlarım ağardı o günden sonra.

Raif ARAS sana aşık olurken,
Geçmiş güne inat yolu beklerken,
Deli gönül mahzun ağlarken,
Saçlarım ağardı o günden sonra.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

AYRILIK AĞIRDIR

AYRILIK AĞIRDIR

Ayrılık ağırdır seven birine,
Hasretin yangını daha başkadır.
Yarası işleyip durur derine,
Hasretin yangını daha başkadır.

Ayrılık sancısı geçmez sonradan,
Çekilen acıyı sayma sıradan,
Damlamaz kanları düşmez aradan,
Hasretin yangını daha başkadır.

Ayrılık zamanı kalır düşlerde,
Anlatır acıyı yazda kışlarda,
Ölüme götürür daha başlarda,
Hasretin yangını daha başkadır.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

DÖNÜŞÜ GÖZLEDİM

DÖNÜŞÜ GÖZLEDİM
( YÜREĞİM VUSLATA HASRET )

Dönüşü gözledim durdum yollarda,
Yüreğim vuslata hep esir kaldı.
Ayrılmam demiştim geçen yıllarda,
Yüreğim vuslata hep esir kaldı.

Şiirler yazmıştım ışık görmedi,
Geceler geçirdim dostlar sormadı,
Yaralar çoğaldı kimse sarmadı,
Yüreğim vuslata hep esir kaldı.

Buketler yaptırdım güller kuruttum,
Hasreti çekerek zaman çürüttüm,
Düşleri topladım sana yürüttüm,
Yüreğim vuslata hep esir kaldı.

Mevsimler aşınca diğer zamana,
Ekinler biçildi düştü harmana,
Ercişli ömrünü yazdı romana,
Yüreğim vuslata hep esir kaldı.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

GÖZLERİM YOLLARDA

GÖZLERİM YOLLARDA

Gözlerim yollarda kaldı sayende,
Hasreti vuslata sardın gelmedin.
Geceler gündüzler hepsi isyanda,
Hasreti vuslata sardın gelmedin.

Gözlerim puslanır düşler dürtünce,
Dünyamı hüsrancı haller örtünce,
Figanım yükselip derdim artınca,
Hasreti vuslata sardın gelmedin.

Gözlerim tavanda aklım sendeyken,
Çektiğim acılar yakın dündeyken,
İnatla saklanan kader bendeyken,
Hasreti vuslata sardın gelmedin.

Gözlerim yüzünün çekmiş resmini,
Koluma yazdırdım senin ismini,
Ercişli duymaya hasret sesini,
Hasreti vuslata sardın gelmedin.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

AĞIR AKSAK YÜRÜMEZ

AĞIR AKSAK YÜRÜMEZ

Ağır aksak yürümez aşklar yaşamaz küskün,
Her Leyla’nın dengince bir de Mecnun’u vardır.
Elbet sende anlarsın viran olunca köşkün,
Her Leyla’nın dengince bir de Mecnun’u vardır.

Yoktur canda vebalin kimse sevdamı bilmez,
Gelip görmek isterken biri yanında gelmez,
Saklı sevda yemini senin haberin olmaz,
Her Leyla’nın dengince bir de Mecnun’u vardır.

Sevmek gönül yakıyor gizli tutarken senden,
Aşkı saklı tutmalar beni koparmaz benden,
Sırrın sırrı saklanmaz çekip giderken dünden,
Her Leyla’nın dengince bir de Mecnun’u vardır.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

MAZİDE KALAN GÜNLER

MAZİDE KALAN GÜNLER

Mazide kalan günler iz bırakmış ömründe,
Kirpiklere asılır; yalnızlık ukdeleri.
Uzaklar ömür yerdi sen yaşarken gönlünde,
Kirpiklere asılır; yalnızlık ukdeleri.

Mazide kalan günler naz gibidir düşlerde,
Zamanlar geçip gitti tüm baharda kışlarda,
Duygular susup durur sır saklayan yaşlarda,
Kirpiklere asılır; yalnızlık ukdeleri.

Mazide kalan günler hep sevdanın haydudu,
Töhmete düşen gönül hiç aramaz hududu,
Yeniden sevme derken sen öldürdün umudu,
Kirpiklere asılır; yalnızlık ukdeleri.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

BİR MASUM TUTKUYLA

BİR MASUM TUTKUYLA

Bir masum tutkuyla başladı sevmek,
Aşkın bin bir gece; masalı oldun. / sensin.
Her gece aklıma düşünce gelmek,
Aşkın bin bir gece; masalı oldun. / sensin.

Bir masum tutkuyla yüzüne baktım,
Ne olur demeden gemiler yaktım,
Dur dedim durmadın geçmişi yaktım,
Aşkın bin bir gece; masalı oldun. / sensin.

Bir masum tutkuyla bakışım kaldı,
Gül demek isterken zamanım doldu,
Kör talih bilmeden gurbete saldı,
Aşk/ta/ın bin bir gece; masalı oldun. / sensin.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

SOKAĞIN BİRİNDE DÜŞERSE

SOKAĞIN BİRİNDE DÜŞERSE

Sokağın birinde düşerse gece,
Dostları kaldırıp mezara koysun.
Dilinde isimler olmuşsa hece,
Dostları kaldırıp mezara koysun.

Nefesi bitirip kalınca halsiz,
Ukdeler olacak yabancı dilsiz,
Gönüller sevmeye kalınca sessiz,
Dostları kaldırıp mezara koysun.

Düşlerle vurulup yığılsa yere,
Bilecek ömründe bitecek süre,
Elinde yaraya kalmazsa çare,
Dostları kaldırıp mezara koysun.

Ercişli vasiyet etmişti başta,
Soğuyan bedeni dururken taşta,
Sevdiği yıkasın döktüğü yaşta,
Dostları kaldırıp mezara koysun.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar

GEÇEN YILLARIMIZ

GEÇEN YILLARIMIZ

 Geçen yıllarımız ömrün sahibi,
Seni bir Mihriban yapmaz gözyaşı.
Benim göz yaşımın sensin sebebi,
Seni bir Mihriban yapmaz gözyaşı.

Doğru bildiğimiz ömrün aşkında,
Zaman tüketmişiz gülüş meşkinde,
Beni yaşatmadın gönül köşkünde,
Seni bir Mihriban yapmaz gözyaşı.

Unut dediklerin ömrün mazisi,
Benim çektiklerim alın yazısı,
Çoğu unutulsa kalır bazısı,
Seni bir Mihriban yapmaz gözyaşı.

Mazi tutunduğum ömrün direği,
Yoktur ikimize huzur gereği,
Geldi dünümüzün bitme durağı,
Seni bir Mihriban yapmaz gözyaşı.

Ercişli Raif ARAS
Buruşuk Kağıtlar